19 Ocak 2026 Pazartesi
8 Ocak 2026 Perşembe
Herkeste
Aşk acısı mı çekiyorsun? Gel..
Savaşta benliğini mi kaybettin ? Gel..
Sonsuz bilgi kaynağında mı kayboldun? Gel..
Soyunda gel, sil de gel, yık da gel...
Cenneti mi istiyorsun?
Hüznünle barış...
Öfkeni, nefretini dindirmedikçe..
Cehennemi kim söndürecek?!
Kalabalık içinde kaybolmak mı istiyorsun?
Yalnızlığın izdihamına karış...
Kuraklıktan mı bunaldın?
Sular fışkıracak, dereler gürüldeyecek...
Kuruduğun yerden yeni filizler yeşerecek
Kimseye tek bir laf etmem gerekmedikçe
Rabbim ne yazabilirim ki senden gelmedikçe...
Daha önce eşi benzeri görülmemiş bir şiddette
Yepyeni bir ben doğuyor şu benlikte
Ben yüzleştim sende ki senle
En ağırı da kendimle yüzleşmekte
Sen de yüzleşeceksin kendinle
Yüzlerin hepsi silinip gidecek
Kendi yüzünü göreceksin herkeste....
Haccecan
08.01.2026
Bir Yaprak Daha Düştü
(70s Psychedelic Anatolian Rock)
12 Aralık 2025 Cuma
Asi ve Asil
Utanca bulan ve günaha..
İkilemlerin arasında kararsız kal
Günahın açtığı ızdırap ile yan
Yanmanın ardında ki hazza var
Hepinizi seviyorum, hepinizi, her zerrenizi
Aşırılıklarınızı ve asiliğinizi
Ve asilliğinizi…
İnsana en çok yakışan asilik ve asillik…
Asi olmadan asil olunmuyor
Her şeyi biliyorum, hemen her şeyi
Bilmenin bir işe yaramadığını da
Bildiğinle olgunlaşmak
Asi olmadan asil olunmuyor.
Beni sevgi duygusu yap.
Haccecan
13 Şubat 2024 başlanıldı, 12 Aralık 2025 sonlandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba
Tek Kaynak
Kuran, İslam dininin sağlam, güvenilir tek kaynağıdır diyenler ile Hadis olmadan din anlaşılamaz diyenler arasında ki kutuplaşma artık iyice görünür oldu. Sanal ortam, bu iki kutup arasında ki paylaşımlarla dolu. Önceden bu tartışmalar, din konusunda öne çıkanlar arasında ekranlarda yapılırken artık internet ortamında yapılır oldu. Halk bu konuları konuşacak kadar bilgi birikimine sahip oldu. Bu şekilde insanların birbirini fiziksel zarar vermeden, kadın erkek bütün insanların konuşabilir, tartışabilir olması çok büyük bir gelişme. İnterneti yaratan Allah'a şükürler olsun.
İnsanların bütün hocaları, din adamlarını, ön plandakileri bırakıp Kuran-ı Kerim üzerine yoğunlaşmaları, kitap üzerine konuşup, fikir alış verişi yapmaları neden önemli? Dini, en iyi biz biliriz, biz olmazsak dini anlayamazsınız diyenler, kendi fikirlerini hadis yoluyla Peygamber söylüyormuş gibi dine ekleme yapabiliyorlardı. Artık bunu yapamayacaklar. Kuran bize yeter diyen insanların sayısında ki artış Hadis olmadan din anlaşılmaz diyenleri rahatsız ediyor. Çünkü din üzerinde ki hakimiyetlerin azalması, din üzerindeki güçlerini kaybetmesine neden oluyor. Bu güç kaybı onları sinirlendiriyor. Agrasif bir tavır içerisinde bir çoğu. Dini kitapları basan yayınevleri, dini sohbet ortamları, cemaatlerin varlığına şahit olan son nesiliz. Bir zamanlar dünyada var olan semercilik diye bir meslek nasıl yok olduysa, din üzerine konuşan, para kazanan insanlarda yok olacaklar. Kendilerine başka bir geçim kaynağı bulmak zorunda kalacaklar.
Kuran, sorgulayan, araştıran her insanın anlayacağı bir kitap. Her insan kendi aklı ve mantığından sorumlu. Kendi aklınla yürüdüğün yolların sonu Allah'a çıkıyor. Allah ile aranıza kimseyi sokmayın. Allah, Peygamber ile nasıl ilham yoluyla konuşmuşsa, sizde kendi ilhamınızı isteyin O'ndan. Kuran üzerine düşünmeye başladığımızda beyninizde bambaşka bağlantılar oluşacak.
Sevgiyle
Haccecan
7 Kasım 2025 Cuma
Hüküm
Gecenin karalığı mı gözlerini siyah yaptı?
Gözlerinin karalığı mı geceyi kararttı ?
Öyle dehşetli bakıp, içimi karartma
Senin gücün ancak geceyi karartmakta.
Hükmün sona erecek, gün sabaha vardığında.
Kötüler mi doldurdu kalbini, öfke ve intikamla?
Kalbin hınçla doluydu da ondan mı dönüştün cellâda?
Kan gölünde yıkanıp allanınca, arındın sanma.
Senin gücün ancak yeter, tırmanırken kibir dağına,
Hükmün sona erecek, o dağdan yuvarlandığında...
Haccecan
07.11.2025
Yazarken Dinlenildi
Duy Leyla (Anadolu Arabesk Psychedelic)
12 Eylül 2025 Cuma
Yağlı Güreş ve Manifest
Herkesin ortasında yağlanarak, kıspetlerinin içine ellerine sokarak, rakibinin sırtını yere serdiğinde madalya alırsın. Ata sporu olur.
+18 konserde müzik eşliğinde dans ettiğinde soruşturma geçirirsin. Cinsel uzvunu işaret ederek dans edersen ve popolarını birbirine değdirirsen milli güvenlik sorunu olur.
Görüntüler arasında bir fark yok, insanların onlara yüklediği anlamlarda ise çok fark var.
17 Haziran 2025 Salı
Bir Bayram, Bir Cenaze
Zeliş Hakkın rahmetine kavuştu.🙏 2025 yılı Kurban bayramının arefe günü ölüm haberini aldık. Amcamın eşi olan Zeliş güleç, espri, neşeli tatlı bir insandır. Baba tarafı akrabalarım son
derece dominant, baskın, farklılıklara kapalı karakterlerden oluşurken, gelin olarak
sülaleye katılan kadınlar da tam tersi o kadar uyumlu, neşeli, fedakar,
uzlaşmacı, baskılanan kadınlardan oluşmakta. Bu iki zıt kutup arasında doğan ve yetişen benim
ise bir yanım acayip neşeli, uyumlu iken bir yanım ise son derece dominant, tepemi attıran olaylarda ani reaksiyon
gösterebilen asi bir yapıdayım. Bu iki yanım arasına dengeyi sağlamaya
çalışıyorum yıllardır.
Zeliş Hakkın
rahmetine kavuştu.🙏 Çocukluğumuzda kızkardeşim ve bana ilk altın küpemizi alıp hediye
eden bu neşeli kadını toprağın koynuna bırakılması önce ki Haccecan için bir
yıkım konusu olurdu. Şu an ki Haccecan için ölüm gayet sıradan bir olaya
dönüşmüş durumda. Bu sakinlik, kabul halini seviyorum. Bende kızgınlık ve öfke
oluşturan konular değişmiş durumda. Bu değişikliği de seviyorum.
Zeliş Hakkın rahmetine kavuştu. 🙏Çocukluğumda Yengemin annesinin bahçeli evinde kuzenler buluşması yapılırdı. O ev ve o çocukluk günlerimi sevgiyle anıyorum. Geleneksel Müslümanlık inancına sahip Zeliş'in ailesi kara çarşaf giyen, Kuran’ı arapça okuyup, hadis yolunu takip eden, çoğu hurafelerden oluşan bir inanışa sahip. Dini algıyabildikleri kapasitede yaşadıkları için suçlayamam tabi ki. Rabbimin merhameti herkesi kuşatmışken yargılamak benim haddimde değil…
İstanbul’da oturdukları için Zeliş'in cenazesi memlekete getirildi. Cenaze
merasiminde aile etrafı vardı. Vefat edenin arkasından okunan Kur’anın ölünün ruhunu
rahatlattığına inandıkları için Kuran okunup ruhuna bağışladılar. Halam öğretmen
emeklisi, laikliği ve kendi egosunu! kendine göre cahil bulduklarını! aşağılamak için kullanan bir dominanttır. Atatürk’ü kendi bağnazlığını örtmek
için kullananlardan birisidir. Kur’an okunuyorken, Kuran okuyan kişi ile halam arasında yaşanan tartışma sesi diğer odaya kadar geliyordu. Yanlarında değildim ancak halamın
karakterini bildiğimden tartışmanın halamdan kaynaklandığına emindim!
Akşam ezanından sonra tekrar Kur’an okumak için bir araya
geldik. Din konusunda düşüncelerim örfi Müslüman gibi değil artık, ancak böyle
ortamlarda bir araya geldiğimizde de geleneklerden aykırı davranamıyorum. Etek,
uzun kollu gömlek ve baş örtümle Kur’an okunmasına katıldım.
İki saat Arapça Kuran okundu ve ardından sohbeti yapan kadın
dini bilgiler verdi! Dini bilgiler vermekten çok, Kuran ayetlerini Allah adına
korku salarak insanları kontrol etmek için kullanan başka bir dominant karakter
tarafından büyüleniyorduk desem yeridir! Kuran’ı Kerim gibi müteşabbih ayetleri
barındıran açıklamaya ihtiyaç duyulan bir kitabı, insanları korkutmak için kullanan insanlardan birisiydi. Uzay
ve beyin ne ise Kuran da aynı. Bu 3 şey büyük bir gizem ve aralarında bir bağlantı
var, insan tarafından keşif edilmedi henüz. Kuran’da ki cehennemli ayetleri
orada ki kadınları korkutmak, baskı altına almak için kullanırsa ben buna
razı gelemem. Kuran’ın korku düzlemi artık geride kaldı, sevgi düzlemi açıldı. Mantık
dediğimiz ne ise onun da bir dengesi var. 2 saat Kur’an okuyup, sohbet eden
kadın karşısında fazlasıyla sessiz kaldım. Sabrettim. Sonunda dayanamadım. “Sohbet
denilen ortamda bir kişi konuşup, diğerlerinin onu masal gibi dinlenildiği
ortamlar artık geride kalmalı” diyerek söze giriştim. Dini konuların konuşulduğu ortamlarda sorgulamaya dayalı, karşılıklı sohbet ortamları oluşturulmalı. Çapraz sorularla
sıkıştırdım kadını. Söylediği konuların Kuran’da bir karşılığı yok!! Neden bütün Müslüman coğrafyaları, huzur içinde yaşamak için gavurların! memleketine göç ediyor?! Cevap
veremedikçe sinirlendi. 16 yaşında ki yeğenimde benden yana destek çıkıp, mantıksal sorular
sordu. Sohbetin sonuna doğru namaz kılıp kılmadığımı sorup, sorgulamanın dinden
çıkartacağını söyledi! Din dediğimiz bir binamı ki sabah girip akşam
çıkabileyim! Keşke ona Kuranda ki İbrahim’in sorgulama yaptığı hikayeden bahsetseydim. Dinin
d’sinden haberi olmayan insanların ahkam kesmesine tahammül edemediğimi fark
ettim. Üniversite mezunu Zeliş'in gelini dinin çok sorgulanmaması yönünde, üniversite
mezunu kızı da hadislerin ne zararı var diyerek hocadan yana taraf olduklarında susmak zorunda kaldım. Bizim nesil sorgulama ile değil itaat etmek üzerine yetiştirildi. Sorgulayanları kafa karıştırmak, olay çıkartmak, huzur bozmak isteyen zorba olarak yorumluyorlar. Hepsine tek tek cevap vermek isterdim. Ancak cenaze eviydi orası. Ben din tanımaz birisi olarak algılanacağım zannıyla lafı
çok uzatmadım. Cenaze onların cenazesi, yas onların yasıydı. Orada kuzenim,
imam hatip lisesinde öğretmen olduğunu, bu tür tartışmaların okulda da
yapıldığını, bu konuyu araştıracağını söylediğinde ben bir aydınlanma yaşadım.
10 sene önce ateist sitelerinde yaptığım tartışmalar artık halk arasında da,
imam hatip liselerinde de yapılır
olmuştu! Gelişim ve ilerleme için durgun bir göl değil, bir akarsu olunmalıydı.
Fikir akarsuyuna farklı farklı görüşler akıyorsa orada gelişim var demektir.
Zeliş Hakkın rahmetine kavuştu.🙏 Ertesi gün tekrar cenaze evinde bir araya geldik. Daha yaşlıca başka bir kadın Arapça Kuran
okuyup, vaaz verdi. Kuran’ı Türkçe meailini de okudu. Onların açısından büyük
bir gelişmeye sebep oldum! Bir ayet okuduktan sonra 20 cümle kendi düşüncesini
söyledi ama olsun. Türkçe okuması büyük gelişme! Klasik Kuran meali korku düzleminde
ki bir kişi açıklarsa tabi ki cehennem, kadınların ahlaklı olması ve
örtü konularında sohbet çıktı ortaya. Cinlerin musallat olmaması konusunda
yapılacakları tek tek saydı. Orada dünkü sohbette sorduğum sorulara, kendi düzlemine göre cevap
verdi. Cenaze sahiplerinin bu tartışmaları dinleyecek boyuttan çok
uzaktaydılar. Onların acılarına saygı göstermek için mecburen sustum. O
suskunluğun bana ne kadar zor geldiğini anlatamam!
Orada yaşananlardan sonra baba evinde de tartışmalar devam etti. Annem iki ay kadar benimle kalmıştı. Namaz üstüne namaz kılan annem benimle kaldığı süreçte din konusunda benden daha önce hiç duymadığı konuları dinlemek zorunda kaldı. İlk zamanlar şaşırdı, karşı geldi, geceleri uyuyamadı. Artık benimle tartışmalara girmiyor. Kafam karışıyor diyor. Benden daha eski sürüm olan annemin beyni bu konuları algılamaktan çok uzak. Namaz ve Kuran'ı arapça okuyarak huzur buluyor kendi dünyasında, o huzuru bozmamak adına artık üzerine çok gitmiyorum. Kız kardeşim cenaze evinde bu konuları uzattığımı düşünerek oda benim karşımda durup, haksızsın dediğinde, dedim artık tamam ben haksızım. Kendi haksızlığımı kabul etmek benim için ne kadar zor! Ama ettim valla. Kendimi Tanrı sanan yanım, gerçek Tanrı'nın karşısında secdeye vardı. Ben haksızdım. Kuzenlerimi telefonla arayıp helallik istedim. O hocadan helallik almadım. Cenaze evinde kendisi cennetlik diğer kadınlar cehennemlikmiş gibi dini sohbet yapmaya hakkı yoktu! Helallik alsam, kendini haklı görecekti . Salat kelimesini ve Kuranda ki hatemen nebiyye yi sormuştum ona. Umarım cevaplarını araştırır. Orada ki bu diyaloglar onun içinde de kıvılcımlara sebep olur umarım...
Bütün bu süreçten sonra ki yorumum ise “Din konusunda artık kimse eskisi gibi düşünmüyor. Herkes din konusunda farklı farklı düşünüyor. Din artık 4 mezhep değil, binlerce mezhebe bölünmüş durumda, ancak yine İslam dini altında bir aradayız. Senin dinin sana, benim dinim bana sözü artık senin mezhebin sana, benim mezhebim bana sözüne evrilmek zorunda kaldı. Peki bu evrimin bize ne faydası var? Türkiye’de ki laik yönetim çatısı altında yaşanan İslam dünyaya şifa olacak. Şifa olmadan önce bu şifalı ilaç milyonlarca insanın üzerinde test edildiği ülkedir Türkiye. Biz dünyada yaşanmaya başlayacak olan Hak Din İslam'ı, test aşamasında yaşandığı ilk ülkesiyiz.
Yeryüzünde insanların arasında müslümanlık kültürü ile yaşatılan İslam ile Tanrı
katında ki İslam ortak noktada buluşmasına doğru hızla ilerliyoruz.
Zeliş Hakkın rahmetine kavuştu. 🙏
19 Mart 2025 Çarşamba
Ancak
Hepimizin içinde bir şey eksik...
Bir boşluk var, ne kadar koysan da içi hiç dolmayan,
Kimi yarık diyor, kimi yarım, kimi boşluk, kimi yokluk, kimi noksan
Hayat bir hayalden ibaret, hiç var olmayan ve olmayacak olan
Zaman yıpratıyor bedenleri, çiçekleri,
Yitip giden ne varsa, hiç gelmiyor geri,
Sonra yerine getiriyor bir benzerlerini...
Zaman sadece besliyor, aşkın ölümsüzlerini
Birlikte çıktığımız bu yolda
Tırmanalım tekamül merdivenleri
Basamağın sonuna elbet varılacak,
Eski senden, yepyeni bir sen doğacak
O boşluk nihayet bir şekilde dolacak ..
Hiç bir beşer bulunmuyor ve asla da bulunmayacak
Aşkımın büyüklüğünü kaldıracak
Söndürmem aşkımın ateşini asla
Huzuru bulur kalbim, anar iken Allah'ı ancak..
Bu boşluğun hepsi ilahi bir aşk ile dolacak
Haccecan
19.03.2025
5 Mart 2025 Çarşamba
Serseri
Hiçbir yere bağlı olmadan
Yalnızlığı kutsuyorum
Çıldırtan bir yalnızlık bu…
Yüzüyorum başıboşlukta
Bana en yakın olanlar
Milyarlarca ışık yılı uzaklıkta
Kıyaslayacak, kıskanacak
Beni benden alıp kendimden kaçıracak
Ne bir ses, ne bir varoluş
Her yer bomboş zifiri
Adıma demişler serseri
Bilinir olmayı istedim
Beni düşünebilenler fark etti
Anlaşılmak çok uzak bana
Bulacağım kendimi, anlaşıldığımda...
Haccecan
05.03.2025
24 Şubat 2025 Pazartesi
Bütüne
Dilenci değilim
Kimseden isteyemem
Hakim değilim ki..
Yargılayamam...
İşportacı değilim
Satamam ne emtia, ne insan...
Anlam arayacak olanlara
Arayıpta bulamayanlara
Buldum sananlara
Sanıpta yerinde duranlara
Yürüyenlere, koşanlara
Soluklanma durağına varanlara..
Sevipte sevilmeyenlere
Aşkı bulupta doyanlara
Doyupta taşanlara..
Etrafına ışık olanlara..
Geçmişe takılanlara
Öngörenlere
Cehennemde yanan zalimlere
Özüyle buluşan adenlilere
Her bir basamağı hakkıyla tırmananlara
Yaşadınız... yaşayacağınız ne varsa
Hepsini burada bulacaksınız...
Hepiniz için yaşıyorum.
Bütüne yazıyorum.
Şairim bem🌞...
24.02.2025
Haccecan
Tuluyhan Uğurlu- Ayasofya
14 Şubat 2025 Cuma
Acı'nın Yolculuğu
Yangı olarak başladı
Yangı, yangına dönüştüğünde
Dikkatimden kaçamadı…
Alev alev, duman duman, kor kor…
Köz, köz
ve kül…
Alev yaktı, duman boğdu, kor pişirdi..
Köz, demledi…
Duruldu, dönüştü, söndü...
Kül oldu, savruldu
Gözlemlediğim bir süreçte ilerlerken
Hissettiklerime acı diyerek yol aldım…
Acıyı anlamlandırmaya çalışırken
Yakıt lazımdı içimde ki cehenneme
Çekip durdum daha çok acıyı kendime
Alev yaktı, duman boğdu, kor pişirdi..
Közde acı demledim
Yeniden doğdum küllerimden
Şaşırıp kaldım, inanamadım...
Acının beni dönüştürdüğü yeni şekle…
Acının da var çeşitliliği
Her acının var bir rengi
Acı, şaşkınlık, renk, sevgi,
Daha çok alev, duman, kor, köz, kül…
Daha çok, daha çok..
Sonunda ikna oldum…
Her şekle girebildiğime…
Haccecan
12 Şubat başlanıldı- 14 Şubat Sonlandı...
Tuğkan-Özledim Dinlenildi
17 Ocak 2025 Cuma
Mozaik Tablo
Tamamlanması gereken koskoca mozaik bir tablo, şu kainat;
Mozaiğin yapıtaşları ise yontuluyor, Tanrı’nın hayalinde şu an,
Ruh bin bir zahmetle girer vücuda
Kimi kara, kimi ak, kimi al, kimi mora çalan…
Tek renkli, şekilsiz, katı taş gibi kimi beşer,
Kimi beşer ise dönüşmekte, esnek ve de rengarenk bir şekle...
Sonsuz sayıda her renk tonunun karşılığı var
Rengin hangisiyse sen onunla oyalan ve boydan boya o renge bulan…
Bulandığın o renk ile mozaik tabloda ki yerini al…
Haccecan
13 Şubat 2024 başlanıldı, 17 Ocak 2025 sonlandı..
Sabahattin Ali - Öyle Günler Gördüm ki (Furkan Özdemir)
19 Aralık 2024 Perşembe
Değiştim
Değiştim… her şey kadar, herkes kadar...
Değiştim, sen dahil her şeyden vazgeçecek kadar
Değişimin getireceği ıstırabı göze alarak
Kanatan hırslarımın sivri yanlarını yontarak
Değiştim, değişmem gereken kadar.
Gereken kadar, kişiye göre değişse de
Değiştim, vicdan terazimde ölçebildiğim kadar
Değiştim, senin bana uzak olduğun kadar…
Uzaklık ve yakınlık göreceli olsa da
Değiştim, kendimden kaçarak arşa kadar..
Değiştim, kendime vermem gereken önem kadar…
Narsistlikle, saflık arasında bir denge olmalıysa.
Değiştim, o dengenin zirvesine sokulabildiğim kadar.
Kötümser, karanlıkta el yordamıyla ne kadar yol alabilirse
Değiştim, iflah olmaz bir iyimser kadar.
Geride kalmanın bir sakıncası olmasa da
Değiştim, yerinde sayan ne varsa uzaklaşacak kadar.
Vazgeçmek çoğu zaman sancıyla kıvrandırsa da
Değiştim, değişmekten asla vazgeçmeyecek kadar..
Haccecan
19.12.2024
12 Aralık 2024 Perşembe
Olgunluk
Sevdim seni
de 40 yaş olgunluğu…
Neyi nerede
bulacağım sorusu
Sorular yok
artık, cevaplar geliyor
….hem de en doğrusu…
Her şeyin
yerli yerine oturuşu
En çok bu
çeşitliliği…
Çeşitliliğin
yanına alalım kabullenişi
Her olanı
olduğu gibi kabul edişin
…. ardında
ki sükûneti
Üzülme diyen
bir ses gelir içinden
"Dayan!!" diyen
öteki ses, ona eşlik eder
Huzur ve
sükûnete kavuşacaksın
Seslerin
şefi olmayı öğrenebilirsen
Zorlu bir
parkuru uygun görmüş Tanrı, Peygamberine
Seni niye
kayırsın ki ?
Zorlu yolun
sonu, nereye çıkıyor?
Cevap
ardından gelecek, bu soruyu sorabilirsen…
Sesler,
renkler, ben’ler bir de evrenler…
Hepsi
aslında bir, algılayabilirsen..
6 Aralık 2024 Cuma
Kafir, Facir, Ebrar
Tekamül
yoluna hiç girmeyene denir, Kâfir…
Zalim, cahil henüz; yolu yok, kitabı yok.
Henüz o kafirin iç sesi
sadece kötülük fısıldar…
7-24 içi ateş ile pişer, kavrulur; içinde cehennem yanar.
Hakikatin yolundan sapan, girdiği yolda kaybolan, Facir…
Facir’lerin kitabı “Siccin”.
İç sesi bir iyiliği, bir kötülüğü fısıldar
Çıkarı hangisindeyse, o sesin gereğini yapar.
Bazen cennetin serinliğini, bazen cehennemin alevini tadar.
Özü sözü bir
olan, hakikatin yolundan ayrılmayan, Ebrar…
Ebrar’ların
kitabı “İlliyîn”dedir… Sevginin Kur-anı, İliyîn
Nedenselliğe
dayalı, manâsını sadece sorgulayanlara açan Qur«an İlliyyin’dir.
Mezuniyete yaklaştırılırsın, tekâmül yolunda özünü terk etmezsen eğer...
Tekâmüle
yaklaştırılmışların kitabı, Mukarreb…
O kitap henüz yazılmadı; çıkacak ortaya, anlayacak seviyeye çıktığında beşer
Her ruhun kendine has bir ismi var...
İsmini de bulacak Hakikate vardığı zaman...
Kafir, Facir
ve Ebrar…
Bazen yola
girmek istemese de, bazen yolunu şaşırsa da…
Yolunda
özünü terk etmeyende var…
Aynı yolun
yolcusudur tüm beşer..
Cehennemden cennete doğru, tek yönlü gider…
Mutaffifin Surası
Haccecan
buRAK özDEMİR Lev-hi Mahfuz kitabından ilham alınarak yazılmıştır.
Kitaptan anladığım kadar gelen ilhamla yazdım. Bir hata varsa şahsıma aittir...
13 Kasım 2024 Çarşamba
Her daim...
Unuttuğum yerin bir kaç adım öncesiydi...
Sustuğum yerde bıraktım seni,
Sonra yerine koydum başka birini.
Biri ile aşk bütünleşti.
Konu ne ben, ne sen, ne biri...
Öğretmekti amaç, susabilmeyi ve unutabilmeyi...
İnan ki kazanan her daim, aşk olacak..
Kazanan ne ben, ne sen, ne de biri..
Haccecan
13.11.2024
24 Ekim 2024 Perşembe
Sadece
Hiçbir şey istemem gel sadece..
Hiçbir şey beklemem sev sadece
Söyleyemem satırları gör sadece
Okuyup ta yetinme anla sadece
Senden başka da olmaz sen sadece
İlhamım ol sadece
Gitme kal benle sadece
Sadelikte ki renksin sadece
Sevsen ya yeter sadece…
Hiçbir şey bilmem sen sadece
Haccecan.
13 Şubat 2024
8 Ekim 2024 Salı
Dolmalı Artık...
Kavgada bile güzelsin
Sırını açık etmezken hilelidir duruşun
Yürüyüşünden mertlik, küfüründen akar nahoşluk
Söverken ağız dolusu namussuzlara, öfkeye teslim olur
yüreğin
Bilirdin namus dediğin aranmazdı kadının bacak arasında
Namus gönlünde ve zihninden geçenlerin ululuğunda
O ulular, namussuzlar yüzünden o kadar çok ulularda
Sürgün edilmiş düşünceler, geri çağrılmalı anayurda
Tekdüzeliğin konforu bir o kadar sıkıcıdır, boğar seni
uluorta
Anayurdumuz dolmalı artık hakikat ve huzurla…
13 Şubat Başlanıldı, 08 Ekim Sonlandı
Haccecan
Evgeny Grinko - Field
23 Ağustos 2024 Cuma
Söz
Ağlamak istiyorum içimi yıkarcasına,
Ağlamak istiyorum ateşi sularcasına…
İçimde yumru olmuş ne varsa atarcasına…
Bilmezdim ağlamanın bu kadar haz vereceğini
Dünyaya gözümüzü ilk açtığımızda
Ağlamak değil midir yırtarcasına
Ağlamayı da sevmeli,
Baş tacı etmeli ağlayabilenleri
Birisi beni ağlatarak anlatmalı…
Dünyanın hangi ilme tabi olması gerektiğini
Yağıyor yeryüzüne acılar sağanak gibi
Kimse anlayamıyor ki hakikati…
Yürümek istiyorum ∞
varırcasına
Yürümek istiyorum kendimden kaçarcasına
Sonunda durmak istiyorum sözümü tutarcasına
Söz sevgilim, vallahi söz...
Ağlayarak yürüdüğüm yolların sonu hep Sana varacak…










