Görev Beni Çağırıyor... Seni de...

22 Eylül 2022 Perşembe

Sınanma

 

Sevgimiz hiç sınanmadı

Sınanacağı güne henüz varılmadı

İki yapboz parçasının birbirini bulması gibi karıştık birbirimize

Bizi zorlayan hiçbir durum olmadı

Başlarda o kadar hoşuma gidiyordu ki bu durum

Ruh eşimi bulduğumu sandığımdandı

Eşler birbirini hep tamamlamalı mı?

Bazen hiç yoktan zorlanamaz mı?

Öfkeli halleriyle dellendiğini görmeyi arzulayamaz mı?

Sınırlarını bilmek isterim..

Öfkelendiğinde en çok ne yapabilirsin mesela?

Kendini atabilir misin bir uçurumdan?

Veya dayar mısın tabancanın namlusunu şakağına?

Öfkeden kudururken kasılıp kalır mısın yoksa!

Kendini yer bitirirken, bana çiçek mi uzatırsın?

Bana zarar geleceğine kendini mi yakarsın?…

Yoksa ilk fırtınada beni mi satarsın?

Ne sınırların senin?

 

Sevgimiz hiç sınanmadı sevgilim…

Sınanacağı güne henüz varılmadı

Hiç sınamadım, sınadığımda ihanet edeceğimi sanırdım.

Öyle ya!, koca aşk neden sınansın?

Aşka düşüp yanmak için sırada bekliyorken milyonlar..

Sınadığımda sıramı kaçıracaktım

Sıra bende ya balıklama daldım

Peki benim sınırlarım ne?

Öfke yanardağım patladığında

Nerelere kadar fışkırır lavlarım?

Kimleri yakıp küle çevirebilirim?

Taşlaşan bedenlerin heykelini dikebilir miyim?

Kızgınlığım öfkenin Tanrısı gibi

Yakıp yıkıp kül edip heykelini dikmeli

Sonrada tapındırmalı karşısına dizdiklerimi

 

Tapmak ve tapınmak artık geride kaldı

Tanrısal kimseye tapmamalı

Ne kendini ne sevdiğini aşağılamalı

Hayat ırmağında su gibi olmalı

Su gibi dingin, kendi halinde ve kıvrımlı

Her olağanın duruluğuyla şeklini almalı

Bazen buz, bazen su, bazense nem

Sınırsız olan asla sınırlandırılmamalı

Sınırsızlığımız sonsuzluğumuzdan

Sonsuz şekle girebilmemizden

Sonsuz olasılık, olabilirlik ve ihtimallerden

Her deneyimi yaşayabilecek cesaretimizden

Dünyada yaşama cesaretini gösteren her mahlûkat

İlk başta zaten sınandı

Sınavı geçenler dünyaya alındı

Herkes özeldi ve de mükemmel

 

Sevgimiz her an sınanıyordu sevgilim

Her an, her saniye ve sadise…

Her sınanmasında daha da çok bağlanıyordu

Sonsuzluğa coşkun sel gibi akıyordu

Senin buz gibi hallerinde ben su olurum

Senin su olduğun yerde ben nem

Sınanmadığını sandığım anlar bile bir sınanmaydı

Sınanmayan hiçbir şey aslı gibi olamazdı…

Aşkımız bin bir hale girip aslına varıyordu…

Ta ki sonsuzluğun kendisi olana kadar…

Haccecan

22.09.2022

Evgeny Grinko –It’s foggy Today

 

21 Eylül 2022 Çarşamba

Çikolata


Çikolatayı beleşe kapmış çocuk sevinci var içimde

Seni.. Seni.. seni…hep seni ve her zaman seni

Düşünmekten yorulmak bilmeyen arsız gönlüm

Seni yine düşünürken yakaladım kendimi

Teslim ol yakalandın, kaldır havaya ellerini!!

Pis pis sırıtıp teslim oldum yine kendime

Yakalanmak isteyen de ben, kaçan da ben.. her Şey ben

Ben yüklem. Sen burada ne mi oluyorsun? Benim öznem.

Bu sevinç bir tek seni ve sonsuzluğu düşünürken oluşuyor…

Sonsuzluk ile sen artık bir, ikiniz hep benlen

Çikolatayı beleşe getirdiğimde ki sevincimsin sen

Neşem, hayalim, tebessümüm, tek arzum ve varlığım

İyi ki varsın, iyi ki varsın ve hep var olacaksın tabi ki benlen

Benden başka kim uğraşabilir ki senlen

Uğraştırmazsın beni hiç sen, uğraşmak isteyen benim ben!!!

Sessiz sessiz duruyordun oysa benliğimde, durmalara doyamayasıca..

Durmaktan sıkılmazsın biliyorum, azan sen değildin, ben

Şiirlerime konu, kalbime neşe, varmaların sonu, bende ki mükemmel sen

Biri senin kadar sevilebilir mi hiç bilemem. Belki de bilmek istemem.

Birilerinin bildikleri sınırlandırıyor beni, onların olsun bildikleri

Zaten herkes her şeyi artık biliyor ki…

Herkesin bildiği ile benim bildiğim bir mi?

Sevgi’yi yarıştırabilmek için onu ölçebilmek mi gerekiyor önce?

Ölçülebilir mi aşklar sahi? Mecnun mu daha çok sevdi Leylayı?

Yoksa bende ki sen mi daha çok sevildi? Kim bunu ölçebilir ki?  

’luğu kim ölçebilir ki, ölçülmemeli belki de

Ölçtüğünde koşullu sevgiye dönüşüyor, sınırlıyor her şeyi

’luk sınırlandırılamaz ki… Ben de hiç ölçemedim sevgini…

İyi ki ölçtürtmedin sevgini, tek kuralı buydu sonsuzluğa gidebilmenin

Koşulsuzca ve sınırsızca akıp çoşmalı, çoşması yetmiyorsa kudurmalı.

Sevgi’nin az geldiği yerde çikolatayı beleşe getirebilmeli.

Haccecan

21.09.2022

Madrigal- Dip


19 Eylül 2022 Pazartesi

Ağızlıksız Köpek

 

Bu sefer öfke köpeğini ağızlıksız üzerine salacağım

Paramparça edip seni parçalatacağım

Çok bütün yaşattım seni kafamda biraz da parçalı yaşatayım

İçimde sana dair her ne varsa kusacağım

Geride kalmayacak senden hiçbir şey

Bakalım seninle ilgili şeyleri sen kaldırabilecek misin?

Yazık lan sana, valla yazık…

Kaldırabileceğini bilsem şimdiye kadar dururum mu sanırsın.

Üstelik sen seni bile kaldıramazken

Bende ki senin ağırlığını nasıl kaldırırsın?

Bir kobayım ben, üzerimde ilaçların değil duyguların etkisi deneniyor

Bütün duyguların en yüksek dozu, damardan değil, tam kalbimden veriliyor

Şimdi ölecek dediklerinde, yeniden hortluyor, diriliyorum…

Laboratuvar faresi olsam bu deney çoktan sonlanmıştı 

Ölmediğim için sürüp duruyor, genişliyor bu deneyin sınırları

İmkansız sanılan teoriyi kanıtlayacak, ispat edecek olanım 

Çakışıp duruyor sürekli sonsuz ile imkansız

İmkansız denildikçe oluyor nasıl oluyorsa sonsuz

Sınırlarda duygular bilir misin nasıl yaşanıyor?

Sınıra gelip tam düşeceğim derken daha da büyüyor evren

Bitmiyor, bitebilemiyor, bitemeyecek, bitmeyecekte yol gidilen

Yazık lan sana, valla yazık…

Bu deneyin, ben değilim sensin; baş kahramanı

Bu sonsuzluğun, bu imkansızlığın içinde dahi sana varıyor her yol

Yollarda kovalıyor seni ağızlıksız köpek

Sonra kovalamasından da yoruluyorum

Öfkeyi tutuyorum, Sevgi’ye sığınıyorum

Parçalattığım seni tekrar sen yapıyorum

Evrenimi genişleten Sensin anlıyorum…

Sığındığım sevgi ile sana tekrar aşık oluyorum…

Haccecan

19.09.2022

Ayça Özefe Yinede Sen mix

16 Eylül 2022 Cuma

Er'lik ve Dişilik Üzerine

Hayatı değerlendirirken, Tekamül yoluna girmiş kadının hedefi, Bilge bir erkeğin bakış açısını öğrenmek ve içinde, bir bilge yaratmak olurken, erkeğin de hedefi bir bilge kadının, bakışını edinmek olmalı.

Tekamül yoluna girmiş erkek, daha da erkek olmaya, kadın daha da kadın olmaya çalışmamalı. Kadın zaten kadın olarak dünyaya gelmiş ve tekamül yoluna girmiş, erkek de zaten erkek olarak gelmiş. Bilge erkek olmak için kadın bilinci oluşturmak, kadınca bakış edinmek gerekir. 

Bu kadına benzemek değildir, kadınca bakışla empati oluşturmaktır, aynı şey bir kadın içinde geçerlidir.

Tevbe suresi 71

Mü´min erkekler ve mü´min kadınlar; birbirlerinin velileridirler. Ma´rufu emreder, münkerden nehyederler. Namaz kılarlar, zekat verirler, Allah´a ve Rasulüne itaat ederler. İşte Allah, bunlara rahmet edecektir. Muhakkak ki Allah; Aziz´dir, Hakim´dir.

Bu bir insan için büyük bir devrim ve değişimdir.

Aş.K birlikte öğrenmek ise birlikte öğrenmenin hedefi bu olmalıdır.

Kadın kadınlığı aşmalı, erkek erkekliği aşmalı.

Kamil kadın, Ruhuna bir erkeğin bakış açısını da öğretmiş, olaylara ve yaşama bu bakışla bakan kadındır. 

Kamil erkekte aynı şekilde karşılaştığı olaylara ve yaşama sadece erkek olarak bakan değil, bütünsel bir bakış olan, hem erkek hem kadın olarak bakandır.

Başka türlü empati yapamaz.

Erkeğin bakışını bilmeyen kadın, kadınca bakışı bilmeyen erkek, eksik bir bakışla hayata bakar.

Bu da yaşam hakkında eksik bir algı oluşturur.

Sevil Ay



 Dişilik ile er'liğin, insan cinsiyetine indirgenmesi, erkekliği posbıyıklı bir profile, kadınlığı ise adı üstünde dişilikle dolu bir objeliğe büründürür.

Oysa dişilik, kadının ana renklerinden sadece biridir. Kadın ruhunun ve kadın karakteristiğinin yerine göre, boyandığı  renklerden biri de er'lik olmak durumundadır. Er'ler ile dişi'lerin keskin çizgilerle ikiye ayrıldığı bir dünya, tekamül evreni değildir. 

Ruh kütüphanesinde, erkeğin de dişi'ce düşünüp ,yaşaması gereken raflar vardır. 

Kadından anne , erkekten baba yaratan öğreti, yeni çağın öğretisi değildir. Yeni çağ, babacan anneler ile anaç babaların, çok yönlü çağıdır.

buRAK özDEMİR 

ŞEYHTAN' ın SON GÜNÜ kitabı 

5. bölüm


Yorum Sahibi 1:  Allah Adem ve Havva'yı birlikte halk etmişti. Adem Havva'nın isteğine uyarak Şeytana aldandı.  Kur'an da  NİSA/kadın suresi var. Kuran'da MERYEM suresi var. Kuran'da  Saba Melikesi var. Kuran'da Ebuleheb in Hz. Lut'un karısı var.

Kadın ve erkek bakış açısı diye bi kavram,  olsa bile,  erkeğin kadın,  kadının erkeğin bakış açısını öğrenmesi yaradılış fıtraratına aykırıdır. Bu sebepten dolayı, hiç kadın peygamber yoktur.

Asl olan Kuran ve Rasılullah sav. öğretisi doğrultusunda İslamı yani Allah'a Teslimiyeti yaşamaktır.

Dünyada kadın-erkek  bakış açısından çok daha önemli olan İnsan/kul ve İnsansı/ben kavramlarını anlamak gerekir.

Genelde,  Kadın duygusallığı,  erkek aklı ifade eder.

Yorum Sahibi 1'e Bilgece Cevap : Ademi bir kadından dolayı  günaha bulayan zihniyetin konuyu yeniden ele almasında fayda var.  Kadın ile erkek bir günahın sebebi değil Tanrının insanlık için seçtiği yaşamın  iki yüzüdür. Kadını anlamayan bir erkekle, erkeği  anlamayan bir kadının ulaşabileceği bir cennet de yoktur.

Kadın peygamber meselesine gelince:

Hz Meryem seçilmiş üstün kılınmış  bir kadındır.   Tanrının seçtiği, üstün  kıldığı  ve Kuranda ismini çok zikrettiği bir değeri erkek  elçilerden aşağı tutmak büyük bir yanlıştır.

Kadın  peygamber yoktur iddiasını taşıyanın Kuranı ne kadar anladığı tartışılır.

Elçilik; Tanrının kelamını taşıyan olarak ya da Tanrının önemli belirli bir  misyonunu gerçekleştirmek üzere seçilmiş  olarak da var olabilir. Hz Meryem de tıpkı diğer peygamberler gibi seçilmiştir ve üstün  kılınmış bir peygamberdir. 

Kadın duyguyu değil, kalbi;  erkek de aklı temsil eder  demek daha doğru olurdu. Bu konuda  kadını duygusal bir zafiyete hapsedip erkeği kadına göre daha esaslı bir değere yükseltme gayreti de erkeği kadından  üstün gösterme çabasından öteye geçmez. Böyle bir hükmü  Tanrı koymamıştır. Bu hadde ulaşmak ilkel bir düşüncedir.

Yorum Sahibi 1: Kardeşim bilip  bilmeden dini konularda konuşmak çok büyük vebali vardır. Bak Kuran'ın Nahl süresi 43. ayette ne diyor:

"(Ey Resulüm) senden öncede kendilerine  vahyeder olduğumuz,  erkeklerden başkasını (peygamber)  göndermedik. (ve ey müşrükler bilmiyorsanız o halde ehli zikre (bilenlere) sorun."

Bizim paylaşımlardan amacımız kimseyle tartışmak değil, bilgi alış-verişidir. Selam ve saygılarımla.

Yorum Sahibi 1'e  Bilgece Cevap: Ayetin orijinalinde Rical geçer. Yüksek rütbeli kişiler. Yetişmiş eğitimli insan. Mesela Devlet ricali deriz. Devlet ricalinde kadın olmaz diyebilir miyiz?  Bunu erkek diye çevirdiğinde kadın peygamberliğin önünü kapatırsın. Siz Kuran tercümelerinin doğru  yapıldığına inanıyorsanız Kuranda  o inandığınız çevirilerden onlarca çelişki yaşarsınız. Neyse amacım tabi ki tartışmak değil siz nasıl inanıyorsanız öyle devam edin. Ayette ricali doğru kullandığınızda "Senden önce vahyettiğimiz kişiler yüksek anlayışlı, yüksek eğitimli kişilerden başkası değildi" anlamına ulaşırız.  Ricali erkek diye çevirdiğinde ortaya kadından peygamber çıkmaz anlamına ulaşılır. Zaten Hz Muhammed'den sonra amaç  kadın erkek eşitsizliği yaratarak kadınların daha pasif erkeklerin egemen olduğu bir toplum amaçlandı. Kuran ayetlerini yanlış çevirerek Kuranın doğru anlaşılmasının önüne geçtiler. Eğer Kuran doğru anlaşılsaydı Müslüman dünyası bu halde olmazdı.

Yorum Sahibi 2 ; Tekamül yolunda ki kadın, birçok şeyden çile çekiyorsa buna ne demeli? Bu kadar çile çekmek neyin bakış açısı ya da kadın bu kadar mı yontulması gerekiyor, bu kadar erkek egemen bir dünya oluşmuş. Ben erkeğim ve istediğimi yaparım diye oluşturulan ve dünya da bir çok yerde geçerli olan bu imajı Tanrı neden bu kadar müsaadeli yaradıyor? Sanki Kur'an da kadından ikinci planda tutulmuş gibi geliyor bana. Kadınlara dövme diyen ayetler var mesela. Bu toplum bize kadın olmamız için vermiyor ki bizde diğer tarafı seçelim. Bu dediğin o kadar uzak ki. Hem herkes kendi gibi olsa önce daha iyi olmaz mı?  Erkek kadının bilgeliğini kabul etmiyor ki, erkek bunu yapamıyorsa nasıl olacak. Onlar kadına hükmetmese yaşayamaz.

Haccecan'ın Yorum Sahibi 2 'ye Cevabı : Yorumlarında ki isyanlı ruh halini uzun yıllar yaşamış biriyim. Kadını ikinci sınıf gibi gören erkek karşısında iki ruh haline giriyorsun. Ya onların istediği gibi ezik, her şeyi alttan alan, tacizlere bile ses edemeyen bir ruh hali ya da erkek gibi davrandığın, onlar gibi kaba, mantıklı ama duygusuz, ince düşünmeyen bir yapıda davranmaya başlıyorsun. İki ruh hali de özünden uzaklaştırdığı için mutsuz, depresif  bir ruh haline giriyorsun yani cehennemde yanmaya başlıyorsun. Sonunda bir arayışa giriyorsun. Ne yapmalı nasıl davranmalı diye.... Bu belirsizlikler ve acılar ile öğrenme açlığı oluşuyor. Sonra talih, kısmet dediğimiz olay ortaya çıkıp öğrenmen gereken bilgileri alacağın kişilere ve yahut kitaplara ve yahut internette ki sayfalara ulaşıyorsun. Nasibin hakikati doğru yoldan öğrenmekse Lev-hi Mahfuz gibi kitaplara, hakikati yanlış üzerinden öğrenmen gerekiyorsa piyasada ki şeyhtan veya  sahte spitürüel kişilerine ulaşıp yanlış bilgi ile donanıyorsun... Şu anki vardığım düzey Sevil Ay  ile aynı ancak kadın ile erkek rolleri hala istenilen kıvamda olmadığı için her olayın ve durumun denge halini gözetmeye karar verdim. Bazen alttan aldığım, bazen saldırganlaştığım yani karşıdakinin ruh olgunluğuna göre davrandığım ruh haline girmeye çalışıyorum. Ne karşıdakini eziyor ne de kendimi ezdiriyorum. buRAK özDEMİR'in davranış şeklide bu yönde. Kızgınlığımı karşımda ki insanın özde ki ruhuna değil oynadığı rolüne göstermeye çalışıyorum Gelişim dönüşüm devam ediyor. İnsanların dönüşmesinde etkili olan Bilge olmak kolay değil. Hiç değil hem de... Umarım yazdıklarım ile içine biraz su serpilmiştir 💜🙏😊🍀

Aşk Acısı

 

Aşk da bir hayalle başlar..

Hayal, hem de aşkı tamamlar..

Nerede oluştuğunu tam anlayamasam da

Kafamda bir yerlerde sanırım bir zerre beliriyor ilk önce

Bir an, bir his, bir düşünce, bir duygu ne olduğunu tam bilemesem de

Hepsinden bir tutam, bir iz ve bir iz düşüm…

Bir ok diye somut ismi, bir iz diye soyut ismi

Sen hangisini anlıyorsan yerine koy o ismi

Ok saplanıyor kalbime, iz beliriyor zihnimde

Benim evrenimde oluşan, senin ki ile bir mi ?

 

Hayal ile başladı aşk kafamda

Sonra düştü gönlüme

Ortak noktası hiç yoktu gönül ile beyinin

Durdular kavgaya, giriştiler güç mücadelesine

Mantık diyordu beyin, insanlar kurallar ile yaşar

Duygu diyordu kalp, insanlar duygular varsa var

Sessizce izledim, karar veremedim hangisi haklı

Tarafsız yaklaşayım dedim biraz, bakalım haklı kim çıkacak? 

Ben sustukça, kavga dönüştü 3. Dünya harbine

Bütün organlarım, bütün zihnim ve beynim

Acılar içinde kıvranıyor, azap yaşanıyordu alevlisinden 

Dünyam artık az geliyordu, bedenim ise dar

Yetmiyordu 3. dünya harbinde ele geçirilen topraklar

Çıkmalıyım, büyümeliyim diyordu aşk, ama nereye doğru?

Yetmez oluyorum kendime, ne olur bir yol göster Ya Rab!!

 Madem Sen yarattın, sahip çık şu yarattığına

Savaş artık Tanrı ileydi dönüştü 1. Galaksi Harbine

Ruhum O’nun parçasıydı, tabi ki bu savaş kendi kendime

Aratan da oydu, bulduran da, savaştıran da, barıştıran da.

Çırpınıp durmak boşunaydı, boğulmak ise imkansız..

Yüzmeyi öğretti bana ruhum, hayat suyunun ırmağında…

Aşk olmazsa olmaz, bu hayat yolunda..

Varlığını inkar edip sakın yok sayma, 

Varlığını kabul ettiğinde ise savaşma

Sessiz de kalma aşk karşısında

Konuş kendinle, özünle ve organlarınla

Dengeyi kurmayı öğren kendin ve aşk ile aranda

Sonra hep birlikte oturun barış masasına

Barışın getirdiği huzuru hiç anlayamayacaktım, o savaş olmasa

Yok sandığım her şeyi bulmam  aşk ile başladı

Var sandıklarımı yok saymam ise ondan sonraydı

Sonun da ne mi oldu? ben artık ben bile değilim

Kimim hiç bilmiyorum ama herkesin er ya da geç ulaşacağı yerdeyim

Bekliyorum ama boşuna değil,

Duruyorum ama amaçsız değil

Seviyorum ama karşılıksız değil

Biliyorum ama bana özel değil

Buraların ıssızlığı kendimden, sonsuzluğumdan gelir

Sonsuz olana sonlu yetebilir mi? 

Sonsuz, sonsuzluğun içinde sonsuz huzur ve hazda

Bilinir olmayı isterim, anlaşılır olmasam da olur

Anlaşılacağım zamanlar elbette ki gelir

Hayal ile başlayan aşk artık hakikatin kendisi...

Haccecan

16.09.2022

Evgeny Grinko - It's Foggy Today

14 Eylül 2022 Çarşamba

Utandım (Bölüm 2)

 

Utandım (İlk bölüm için tıklayın)


Dünya bu haldeyse suçlu kim di?

Sadece utananlar yüzün den mi?

Dönüp dolaşarak saplanıyor geri bana, suçlayarak attığım okların hepsi…

Yargılamak, saldırmak çare değil ki ne utananları ne de kendimi

Azat edip suçlamayı bırakmakta, öğretmekle buldum çareyi

Öğretmek için öğrenmem gerekiyordu her şeyi…

Her şeylerin nedenini, insanın mayasını, insanla nasıl konuşulacağını…

Mercek altına aldım ilk önce en çok konuşulanı,

Din tek konu, konuşulupta hiçbir yere varılamayan 

Nedir bu binlerce yıl inanılan ancak nereye varılacağı bilinmeyen

En çok konuşulan din ve Allah’tı ancak ortak bir görüş yoktu

Konuşulan kelimeler ve üzerine yüklediğimiz anlamlarda da birlik yoktu

Tek bir Allah algısı olur mu ki, herkes ayrı bir evrenken

İnsanın bir manevi dünyası vardı bir de maddi…

Maddi hayatı seven insan yadırganıyordu

Maneviyata düşkün ise dışlanıyordu

Her şey gibi maddi ve manevi de karşıtlaştırılıyordu…

Aslında kim neye ihtiyacı varsa ona inanıyor, onu istiyordu

Bu çatışmalardan ise herkes yara alıyordu, yaralandıkça saldırganlaşıyordu..

Savaşlardan, çatışmalardan, saldırı ve savunmalardan yorulanlar ise huzur arıyordu

Dışarı da savaş, içte ise sonsuz azap… Her yer ama her yer cayır cayır yanıyordu

Huzuru aramak için öncesinde mutlaka yanmak gerekiyordu

Hakikate ise yalnızca tarafsız temiz akıl sahipleri ulaştırılıyordu…

Neden konuyordu ki aynı kefeye? 

Konmalı mıydı ki aynı yere maddi ile manevi

Biri algıladığın, biri sezdiğin,

Biri dokunabildiğin, biri hissettiğin…

Çıkman isteniyordu manaya, madde bir basamak

Cennette isen Sevgi Allah’ı, Zalim isen Cehennem Allah’ı…

O seni ya sever ya da yakar, sen kendin hangisindeysen

Daha iyi kavrıyorsun merdivenin hangi basamağındaysan

Özgürleşiyordun yükseldikçe fikren, eridikçe kibrin, zalim yanın döndükçe merhamete 

İnsanın eseri sansan da yeryüzünde ki bütün dinler Tanrı’nın eseri

Ruh bazen ateist, bazen Budist, bazen Yahudi, bazen ilkel kabile dinleri

Deneyimleyip durur her bir ömründe zalim ve cahillikten başlayarak

Her bir ömründe savaştıkça, oynadıkça bazen zalim, bazen mağduru

Bazen fakir, bazen aç, bazen tok, bazen akıllı, bazen deli, bazen sapık, bazen namuslu

En çok hangi rolde öğrenecekse, oynuyordu o senaryoyu

Her şey ama her şey dönüşüyor, değişiyor, kalmıyor yerinde

İnsan insandan öğreniyor, İnsan Tanrı’nın yeryüzünde ki eli…

Tanrı’yı arayan her yere bakmalı

En son baktığı yer ise kendi olmalı…

Sonunda her yerde ve her şeyde buluyorsun Tanrı’yı

Haccecan

14.09.2022

Evgeny Grinko – It’s Foggy Today

12 Eylül 2022 Pazartesi

Bir tohum ölü beden

 

Geçti koca bir yaz, sadece üç günü güneşli..

Pembeye çalardı gülüşü

Asiliğe boğardı nefesi

Anlamazlığa vururdu ama aslında bulurdu

Bulduktan sonra düşünmeye dururdu

Susardı, susardı ancak kana kana susamazdı

Konuştuğunda suskunluğu hep geride kalırdı

Konuşanlar muradına mı ermiş ki…

Ne konuşanlar, ne susanlar, ne bilenler

Hiç biri yaşayanlar kadar bilemezler

Yaşam bir çocuğun ellerinde

Kumdan kalelerde, patlayan şekerde ve kendinde…

Milyonlarca yılın birikimi var onların genlerinde

Dolu dolu, dop dolu ve canlı çoşuklar🌞

Sonsuzluğun içinden Tanrısal olmak için geliyorlar

Durdurulamıyorlar, ölümü bile hiç edip

Hazzın en yoğun olduğu andan fırlayarak

Kan dolu rahimden yaşam için doğuyorlar

Durdurulamazlar, yok olamazlar,

Bittiğini sandığın da aslında her şey

Yeniden yeniden ve yeniden doğum meydanında oluşuyorlar…

Ölümü kutsamıyorum asla, laflarımı iyi anla…

Doğumdur asolan, ölenler milyon olarak geri dönüyorlar…

Bir tohum ölü beden, düşen toprağa

Ana rahminden geri döner dünyaya…

Haccecan

09.09.2022


9 Eylül 2022 Cuma

O an için

 

Bir an unuttum seni, sadece bir an…

Aklıma düştüğünde başımda cehennemler volkan..

Döndüm hemen koştum, unuttuğum yere o an

Yoktun, gidiyordun. Tutmuştun başka birinin kolundan

Yüzümde hüzün, omzunda yükün, baka kaldım ardından

Bir anlık dalgınlıktı, aklım birazcık senden bana kaydı, bedeli bu kadar ağır mı ?

Koşmadım peşinden, gelmezdin ki benlen, gidilmez ki terk edenin peşinden…

Küstüm senlen, aldım tavır belki anlarsın, dağın haberi olmadı ki bundan…

Sonra mutlusundur dedim avundum, belki daha sıkı sarıyordur başka kollar

 

Bir an sevdim seni, sadece bir an…

Hiç hissetmemiştim böyle derin, böyle çoşkulu, böyle sonsuz, böyle delikan

Gerçekten sevdiğim o anın ardından şelaleler fışkırdı ruhumdan

Sonra geçti zaman, yitti yıllar, ben hala takılıyım o anda, tatmadım sevgiyi hiç o an kadar

Coşmak istediğim zaman, sevgisiz kaldığım an, getiririm aklıma o an,

Sonra anladım ki unutmam bir sebepmiş seni, seven hiç terk eder mi?

O bir an için seni milyonlarca kez daha severim, çekerim hasretini, beni hepten de unutsan..

Sen o anda kalmalı, ben o anları hep yaşamalı ve sen beni var olmamışçasına hep unutmalı

Sevginin sonsuzluğundan bana kalan o an olmalı, sana ise o kollar sıkı sıkı sarılmalı…


Haccecan
09.09.2022

7 Eylül 2022 Çarşamba

Binbir

 

Aşkın bin bir halinden bugün hangisini yaşasam?

Sana kavuştuğum anı mı hayal etsem…

Veya yüzüne okkalı bir tokat attığım sahne de mi kalsam…

Yok onlar olmasın,

Bana sarılıp yanağıma bir öpücük kondursan…

İçinde şehvet olmayan masum bir busenin ardından

Sıkı sıkı sana sarılsam, kahkahalar ataraktan…

Veyahut içine şehvet ve arzu da katalım

O azgın duyguların sarhoşluğuyla kuduralım

Seni arsız !! nasıl sırıttın hemen

Ufak dokunuşlar, harala gürele, sıcaklık, ter, temas ve ardından ohhh!!!

Bu kırmızı noktalı anlar aşkın bininci hali…

Saçmaladığımız anlar ise doksan dokuzuncu, olmazsa olmazım…

Zırvalayıp duruyorsun ya hayat üstüne…

Sanki her şeyin sırrını çözmüş de, büyük keşif ellerinde!!!

Kimseye göstermem diyen bencil hallerin

Keşfedebilen yok hayatı, hepsi senin büyüklenmen

Çileden çıkartıyor beni bu hâllenmen

Ben sakin sakin oturuyordum ilk önce başlattın sen…

Uyuyan devi başardın uyandırmayı 

Çileden çıkmam daha kolay, durulmam alır zaman

Sen okuya dur ben sakinleşip geliyorum hemen

Hayat üstüne de konuşalım biraz, konusu açıldı madem

Hayat ile aşkın ne çok ortak noktası var

Tıpkı seninle benim gibi, ben aşk sen ise hayat…

Yaşamayı bildin mi ikisi de ballı lokma tatlısı

Yaşamayı bilemedin mi ızdırabın hası

Yaşamak öğrenmek demekti,

O kadar ki çok haz alırsın, ne kadar çok öğrenirsen

Bin bir hallerini yaşıyoruz, hal’in birini yaşadın mı

Sıra geliyor öteki ne

Yaşadığına aşina oluyorsun, ilki gibi koymuyor

Tecrübenin en sıkıntılısı, en hasını yaşadım diyorsun

Ne kadar çok derdin, kederin ve sıkıntının üstesinden gelmişsen

O kadar çok hissediyorsun başarmanın hazzı, gururlanmanın hasını…

Yaşadım diyorsun, iyi ki yaşadım, iyi ki yaşadık…

Seviyorsun daha çok hayatı, sarılıyorsun daha sıkı aşka…

Aşkın bin bir halinin peşinden bin ikincisi… bin üçüncüsü… bin dördüncüsü….

Hiç bitmeyecek bu döngü

Her şeyi öğrenip, hiçbir şey olana kadar

 

Haccecan
07.09.2022
Goran Karan - Stay With Me


2 Eylül 2022 Cuma

Utandım

Çok utandım ben 

Aşktan, sevgiden, bakmaktan  ve kaçamamaktan

Aşkı utangaçlığımdan yaşayamadım... 

Ben kimim ki gelsin bana sevgi

Sevgi çok değerliydi onu yaşamaktan da utandım

Değersiz ben, değerli sevgiyi hak etmemeliydi

Senden çekinirdim sana bakmaktan da utandım... 

Hiç bir şeyi beceremedim ben, en çok senden kaçamadığımda utandım

Kaçmayı, yok olmayı başardım derken 

Bak yine karşında buradayım 

Öyle bakma bana, beni bilirsin bakışından da utanırım

Sen benden utandın ya o zaman daha da çok utandım... 

Utanmak, unutmak olsa keşke... 

Utandığım kadar unutsam

Utandığım her şeyi unutsam

Mazide ne sen kalsan, ne de kalbimde ki yerin

Sen hep işte böyle ben yokmuşsun gibi yaptın 

Yok sayıldığımda daha çok utandım

O yüzden dedim silip, kesip atmalı ve kaçmalıyım 

Yok sayan seni, sevmeye devam etmekten de utandım

Utangaçlığı bana sorsalar hayatın kendisi derdim 

Sonu hep acı, ızdırap ve keder

Dünya bu haldeyse utananlar yüzünden

Cesaretten, azimden, orta da görülmekten, başarıdan utandılar...

Dünyanın bu halde olmasından da utandım. 

Haccecan

01.09.2022 Saat 00:00 Civarı

Eylül'ün İlk Şiiri

Evgeny Grinko - It's Foggy Today

31 Ağustos 2022 Çarşamba

Sevmenin ve düşünmenin sonu...

 

Kendimi en çok ne zaman seviyorum biliyor musun?

Seni severken…

En çok ne zaman takdir ediyorum beni peki?

Seni düşünürken…

Takdir etmeyi de kendimden öğrendim ben…

Baktım kimse beni övmüyor, övse bile yakıştıramıyorum kendime…

Yanıma çıkarı varsa geliyordur, niye gelsin ki birisi, benim gibi birisine?!

Aşağılık duygusu az gelir, aşağıda kalmak yeterli değil…

Düştüğüm o çukur daha önce hiç var olmamış olmalıydı

Onu ben var etmeli, kimse daha önce bu kadar düşmemeliydi…

Kendi var ettiğim o karadeliğin ne dibi vardı, ne bir ışığı…

Böyle rezil, böyle yerin dibinde, öyle aşağılık bir haldeydim işte

Yeri yurdu olmayan aşağılık birisi kendisine yurt kurarsa

İşte böyle aşağıların da aşağılarında olmalıydı…

 

Seni düşünmeye başladıktan sonra ne oldu biliyor musun?

Düşüncelerim kendi dipsizliğimden, aşağılık benden sana doğru aktı…

Öyle mükemmeldin ve eşin benzerin yoktu ki…

Ben senden öğrendim dik durmayı, nasıl gökyüzünde uçulacağını

Kendimi düşünmektense seni düşünmek bir kaçıştı kendimden

Asla ama asla kaçılamayacağını bilmezkendi o kendimden

Kaçta dur kendinden, dönüşüm hep kendimeydi sende ki düşüncelerimden

Düşüncelerim hep bendenmiş, hep benim yüreğimdenmiş ve de aklımdan…

Seni böyle mükemmel ve eşsiz görebilen ve de anlayabilen…

Başka bir göz yok işte, başka bir zeka da …

Mükemmelliği ve zekayı herkes anlayabilir mi?

O da kendi eşsizliğimden ve mükemmelliğimden

Seni severken ben aslında staj yapıyormuşum... 

Bir insan kendini nasıl sever, seni severken öğreniyormuşum..

Dipsiz karadelik hala yerinde duruyor, bende ki anlamı çok da değişti

Kazdıkça kazdım, indikçe indim, düşündükçe düşündüm…

Pek benim gibisine rastlayamadım böyle derinlere inebilen

Karadelik sayesinde ulaştım başka evrenlere…

Benim bu yaşadığımı er ya da geç yaşayacak herkesler…

Ya işte böyle…

Benler, senler artık bizler…

Başka bir şiire kalsın ulaştığım evrenler…


Haccecan

31.08.2022

Tutamıyorum Zamanı Rikodisco (Boral Kibil Remix Ft. Sevda Şengüler)

29 Ağustos 2022 Pazartesi

Korkak, Ahlaksız ve Aşksız

 

Cesareti en çok dile getirir korkaklar

Cesaretin ne olduğunu korkaklığın içinde anlar

Çekmek için söyler durur kendinde olmayanı

Kendi bile bilmez bunu…

Söz önce gelir bazen, bilgi ardından

Bilip bilemeyeceğini deneyimledikten sonra

Tamam ben deneyimledim o artık bilgi değil…

Tecrübe olarak yazılsın haneme der.

 

Ahlaksız en çok ahlak deyip durur

Ahlakın ne olduğunu ahlaksızlığın içinde anlar…

Çekmek için söyler durur kendinde olmayanı

Kendi bile bilmez bunu

Ahlaksızlığın içinde çırpınıp ahlakı bulur

Ahlaksıza bakıp ahlak bende varmış sanma

Kim ahlaksız, kim ahlaklı imkânsız bilmen

Karar verecek mahkemenin kurulmasına henüz daha var…

 

Aşksızlıktan yanan aşk diye söyler durur

Aşksızlığın ne olduğunu cehennemin içinde anlar

Çekmek için söyler durur kendinde olmayanı

Kendi bile bilmez bunu

Hiç bir şeyle kıyası olmaz, en büyük azap bu

Azap ile yananı gördüğünde kaçmayasın sakın

Yanıp tutuşturacaktır o seni, sende ki ateş ile

Yanıp tutuşmanın sonunda ruh belki bulur sulhu


Haccecan

29.08.2022

Sertap Erener Belkide Aşk Lazım Değildir (Batu Remix)

26 Ağustos 2022 Cuma

Saçmalık

 

Sanat ile an beni, sanat ile bul beni

Sana-t kelimesinin içinde bile sana var

Şiirlerim hep sana varmak için varlar

Yazdırmadığın, söyletmediğin her şey

Dökülüyor şu an parmaklarımdan, memnun musun!

Sitem mi ettim yine, yoksa her zaman ki gibi boş lakırdı mı!

Aman işte beni biliyorsun ya! ağzından çıkan bir lafını belledim mi

Üstüne katar katar da katma değerini almadan

Başından aşağı boca eder, bırakırım…

Ne diyordum ben  sahi!!!

Ha!! sanatta kalmıştık…

Sanat ile yıka beni, müzik ile köpükle, şiir ile durula

Ama hiç kurulama!!! öyle ıslak ıslak kalayım

Aman sakın  çıplak bırakma beni 

Öyle aciz, öyle ulu orta, öyle savunmasız…

Gelen giden mandik atar kayıp olur mahremim

2 çocuk doğururken gören gördü ama

Atamadım şu utangaçlığı

Çıplak görüleceğime ölsem daha iyi…

Sevginle sarsan ya beni, aşkınla ısıtıp, gölgende serinletsen ya!!!

Olmaz mı ya… Olamaz mı, Olmamalı mı

Edepsiz ben değilim sensin sen…!

Edepsiz diyen yanımdı o, bakma  ona sen

O ne anlar ki, her şeye kulp bulup hayatımı zindan etmek için var

Her şeyi etiketlesin, her yaptığıma koca karı gibi laf soksun…

Kim beni böyle sarhoş ediyor ki, hem de içmeden…

Aşk bu mu? Hep sarhoşluk mu? Hep mi saçmalık olur yahu!!!

Saçmalıyorsun, saçmalıyorsun ve de saçmalıyorsun

Ancak hiçbir sona varamıyorsun…

Sonra mantık diyorsun, sonra saçmalama ve sonra aşk

Sonra yeter bu kadar diye aşka devam ediyorsun

Sıra hiç şaşmıyor oysa… Tıpkı edepsiz gibi…

40 yaş saçmalığı diyorum ben buna

39,5 ‘um şu an 40’ a ramak var

40 vardığımda daha neler olacak neler

Sıraya koyacağım daha o kadar ki çok şey var

Her olayı yorumlayabilen olgun bir zeka ile

Herkesi koşulsuzca sevebilen, hoşgören koca bir kalp ve 

Yaş olgunluğu ile saçmalamaktan korkmamak ta var

Bekle beni 40 yaşlar bende daha ne benler var 

Aşkın şiir ile yansıması hep bu olanlar….

Sıradakiler artarak devam edecek…

Aşkın kendisi olana kadar

 

Haccecan

26.08.2022

Dinlenildi

Eleni Karaindrou- To xasapiko toy 10

22 Ağustos 2022 Pazartesi

Birmişiz Aslında

 

Sevsen ya beni, şöyle doya doya, koklaya koklaya…

Doymaya çalış ama asla hiç doyama bana…

Sevgin biter diye hiç korkum yok asla

Herkes gibi sende de ∞ sevgi var çıkarmayı bilirsen

Nasıl bitebilir ki ∞ sevgi ∞ ruhtan koşulsuzca gelen

Karışsa her şey birbirine, aşk, nefret, hüzün ve özlem

Karışsalar sarmaş dolaş ama asla bir olamasalar

Arada fark olmalı ki mozaiği tamamlasınlar

 

Sevdim seni, çok sevdim, tahmininden de çok

Ben bile hiç bilmiyordum sevdiğimi bu kadar

Ta ki bende ki sen ortaya çıkana kadar…

Senler, benler inan her şey karıştı birbirine

Tıpkı aşk, nefret, hüzün ve özlem…

Çok karıştılar ancak asla bir olamadılar…

Belki böyle tamamlarız mozaiği sen ile ben…

 

Bir olmalı mıyız diye çok düşünüyorum bu aralar

İçimden koca bir ırmak akıyor, azmış ve de kudurmuş

Benden çıkıp sana doğru delirmiş gibi akıp gelen

Sen olmasaydın bu ırmağın varlığını hiç bilmeyecektim

Her şey bende başladı ve sen ile devam eden

Çok sonra fark ettim ki aslında sen hiç yokmuşsun  

Benden çıkıp yine bana doğru coşup gelen

Hep benmişim, hep bendenmiş her şey sahiden

Artık kontrol ediyorum suyu, ne boğuluyorum ne de ölüyorum

Çoşkun ırmak varması gereken yere varıyor, sakin ve uslu…

Hep bizmişiz, birmişiz aslında; ben hep benden sanırken.


Haccecan

22.08.2022

Dinlenildi. İlham için minnettarım

Evgeny Grinko- It's Foggy Today


Yıllık İzin

 

Günaydınn.. Hoşbuldum iş yerine.. Koşarak iş yerine gelen başka var mıdır acep… 29 Temmuzdan itibaren ayrı kaldığım odama, iş yerime, Hüzalime ve kitaplarıma nihayet kavuştum… Kendime kavuştum kendime… Sağlığın kıymetini bir kez daha anladığım bir dönem geçirdim.  29 Temmuzdan Gülümü doktora götürmüştüm. Bol bol gezip yürüdüğümüz o gün  burun akıntım ve eklem ağrım vardı. Çok da yorgun hissediyordum. Ertesi ateş, mide bulantısı, iştahsızlık, baş dönmesi şikayetleriyle iki gün yattım. Pazartesi günü çocuklarda ateşlenince doktora getirdim onları. Covid testim o gün pozitif çıktı. O hafta çocuklar ertesi hafta Yanımda ki sırasıyla ateşlenip hasta olduk. Yanımda ki' nin sol kürek kemiği ve kol ağrısı çok şiddetiydi, geceleri uyuyamadı. Biraz toparlandık derken sol gözüm şişti. Onun içinde Acile geldim. 4-5 gün de şiş gözle gezdim. Çocuklar denize gidelim diye evde durmak istemeyince  birkaç gün denize gidip geldik. Denizden virüs kapan oğlumda kusma, çok yoğun ishal ve ateş başlayınca 4 günümüz hastanede geçti. Gülümde karnının, kulağının, başının ağrıdığını söylemeye başladı.  Gülüm dikkat çekmek için çok sık karnım ağrıyor, başım ağrıyor dediği için onu çok dikkate almadık ancak ateşi 38 olunca tamam oda hasta olacak diye doktora muayene ettirdik.  

Yıllık izne ayrılmadan önce Yanımda ki ile konuşurken, malum ekonominin kötü olması, yol ücretlerinin pahalı olması ve bu aralar bir aracımızın olmaması nedeniyle bu sene uzak bir yere gitmeme kararı aldık. Yakın bir yerde birkaç gün bir otel veya pansiyonda kalırız diye konuşarak internetten uygun yerlere bakarak geçiriyorduk. Ayyy şöyle birkaç gün ne yemek yaparım diye düşünmeden hazır masalarda yesem, yatak toplamadan birkaç gün geçirsem bir sene bana yeter diye söyleniyordum. Bu sözlerim yukarıdan yanlış anlaşıldı sanırım. Ben otel hayalleri kurarken hastanelerde yattım kalktım. Mekanın adına çok takılmazsam duam kabul oldu diye de düşünebilirim aslında. Hastanede ne yemek, ne temizlik ile uğraşmadan sadece oğlumla ilgilenerek 2 gece kaldım. Nasıl iyi geldi anlatamam J

Evde yemek yap, masa topla, ev temizle, kusmuk ve kaka temizlemeli, bol bol çamaşır yıkayıp asmalı bol eğlenceli 2022 yılı yıllık izin anılarım bu kadar. 2023’te her şey daha güzel olacak umuduyla diğer yıllık izinlerimi dört gözle bekliyorum.

22 Temmuz 2022 Cuma

Mahkum

 

Aşk ‘la yanan bir kalp dolu mudur?

Bir kalp iki aşk ile yanamaz mı?

Belki bir köşesinde, bana da yer açar diye umar mısın?

Aşk ile yandığını bildiğin bir kalbe girmek için zorlar mısın?

Zorladığını bildiğin için kendini de suçlar mısın?

Yerinin ne olduğunu bile bilmiyorken sevilmek için yalvarır mısın?

Değerinin ne ettiğini bilmeyen kalp, giderinin ne olacağını nasıl bilebilir?

Eziklik ile kibir arasında ki denge nasıl sağlanır?

Dengeyi sağlayamayana nasıl davranılır?

Bir yanın sürekli suçlarken kendini, öteki yanın hep suçlarmış karşıdakini …

Kendimi hep suçlu buldum tıpkı seni de suçlu bulduğumda anladım…

Mahkum ettim kendimi müebbetlik, seni ise üç ayak üstünde idam

Kendimi öldürseydim eğer bende ki sende ölür diye beni idam edemedim,

Hiç insafım yoktur, inan işin ucunda sen olmasan kendimi bile asarım…

Sence hiç adil değilim biliyorum ama inan adaletsizliği bile senden aşırdım

Milyon yıl hapislikten sonra kendimi azat ettim, seni ise mezardan geri çıkardım

Hapislik yaradı bana, Yusuf gibi zindanların ardı hükümdarlıkmış

Gördüğüm rüyaların hepsini, kime anlatsam hayra yorarmış

Yönetmeyi öğrendim sonunda içimde ki varoluş toprağını

Kendi değerimin farkına vardım, ben paha biçilmezim, eşim benzerim yok benim..

Kendim gibi başka yok cihanda, ben çok güzel bir tanrısalım…

Övgüde benden gelir, sevgide, hazda, mutlulukta… her şey benden gelir, bana gider…

Can taşırım, canımdan can verir, varlıklara rehber olur, sevgimle şımartırım

Hüznü de pek severim, öfkem ise baş tacım, küfürleri ise ağız dolusu kusarım

Bütün ruh hallerimi birbirinden ayırmam, sıra ile hepsini bir bir yaşarım…

Hapiste iken koğuş arkadaşımdan aldığım sevgi ile hepsini başardım…

Sevginin olduğu hapis cennet iken, sevgisizliğin olduğu saray bile cehennemle birmiş anladım

O yüzden ölümde dahil hiçbir korku işlemez bana, ölümsüz nasıl yok olabilir ki?

Bu bedenden çıkıp sınırsızlık ve  ’luğa kavuşmayı beklerim hasretle

Seni ise yaşayan ölü gibi bıraktım, farkındayım…

Sen zaten çok bilirdin, bilgi ile yaşanabileceğini sanırdın…

Senin üstünde hiç etkim yoktu ki benim, yaşayan ölü gibi olmayı kendin başardın …

Kendini mahkum ettiğin hapishaneden, tamamen sana kalmış nasıl çıkacağın…

Haccecan

22.07.2022

Yazarken dinlenildi

Sunflower Henry Mancini Violin by Ikuko Kawai

21 Temmuz 2022 Perşembe

Zaman atı

 

Yelelerini savurdu zaman atı..

Savurduğunda üzerinden attı birkaç insanı

Ayak uyduramayanlar atın hızına

Düşecek savrulacak tabi ki gerilere..

FırlAt beni de ancak geride olana değil

Çok ilerde yaşanmamış zamanlara…

At değil artık zaman, zamansızlıktalar

İlerde çok ilerdeler… Bambaşka bir boyutta

Selam gönderirler, alırım selamlarını

Selamla yetinemem keşke beni de alsalar

Bekleyeyim orada karşılayayım hepinizi

Beni bağlar aşk, beni tutar analık, beni sıkar bu beden

Dört nala yetmez, ışık hızında gitsek

Filmi hızlı moda sarıp çabucak izleyipte bitirsek..

Haccecan

21.07.2022

Yazarken Dinlenildi

Goran Karan-Stay With Me

8 Temmuz 2022 Cuma

Plan

 


Kimsenin üzerimde plan yapmasına izin veremem…

Dünya’nın bir parçasıyım, ondan kendimi ayrı göremem…

Bir şelalenin önünde durabilir misin? Nereye akacağına kim karar verir?

Kim der ki atmaca’ya nerede konup yuva yapacağını, kime eş olacağını

Şiirlerimde konu ne ile başlar, nerede biter, hangi hayvanlar, hangi sular…

Nereye gider, kime ne der, kim neye dönüşür inan ben bile bilmiyorum sevgilim

Ama muhakkak şiirimde sen olmasın,  her konu sana varmalı,

Sensiz olamam, yapamam, nefes alamam…

Plan demiştim ya, planlarında ne var senin, ne olmak isterdin ve de ne yapmak

Nereye varmak isterdin hiç düşündün mü? İsteklerin için uğraştın mı?

Yoksa seyir mi ettin gökteki ay gibi, uzaktan gel-git etkisinde kalsam yeter mi dedin…

İzledin mi hep beni… Işığınla parıldarken yol gösterdin mi hep bana…

Hiç kavuşamayacağımızı bile bile yine de sevmeye devam ettin mi?

Ah o cevapsız sorular, hiç durmadan sorulup duruyor da, kesilmiyor ardı

Cevaplar gelmiyor hiç, hep soru var sadece, geliyor ötelerden…

Offf bu duyguları bana yaşatan hormonlar var ya.. ah onlar… Şu an onlar iyi ki varlar…

Kabul edince varlıklarını, anlayınca ne demek istediklerini, dillerini çözdüm mü…

Teslim olunca akışa ve ruhuma, buldum huzursuzlukta ki huzuru, mutluluğu

Duygu hallerim tıpkı şelalede ki dalga gibi, taşlara bile şekil verir sürekli akarken

Karşımda durma sakın, hiç tavsiye etmem, yanımda olmalısın çatışmak istemiyorsan eğer

Karşımda kimse duramaz benim, alnını karışlarım, yerin dibine sokar da orada bırakırım…

İnanmıyorsun demi bu yazdıklarıma… İnanma zaten…

 İnanmak uzak bana, ben ne dedimse yaparım… 

Ezer geçerim karşımdakileri, yıkarım, paklarım…

 İçimde ki gücün, seni ne iken alıp neye dönüştüreceğini

Ben bile bilmiyorum, sadece zaman der, o ne derse onu yaparım…  

Haccecan

08.08.2022

El Amor- (La Tendresse) Yevgeniy Nikitenko Music

ilham için minnettarım


Kurban Bayramında kendini nefsini kurban et, 

en vazgeçemediğin egonu kurban et, Kes at onu…

Masum bir hayvanın etinden kimseye hayır yok anlayın artık bunu…

Eve gideyim de bayram temizliği yapayım

Çatlağım ben sakın bana kanmayın