Görev Beni Çağırıyor... Seni de...

14 Eylül 2022 Çarşamba

Utandım (Bölüm 2)

 

Utandım (İlk bölüm için tıklayın)


Dünya bu haldeyse suçlu kim di?

Sadece utananlar yüzün den mi?

Dönüp dolaşarak saplanıyor geri bana, suçlayarak attığım okların hepsi…

Yargılamak, saldırmak çare değil ki ne utananları ne de kendimi

Azat edip suçlamayı bırakmakta, öğretmekle buldum çareyi

Öğretmek için öğrenmem gerekiyordu her şeyi…

Her şeylerin nedenini, insanın mayasını, insanla nasıl konuşulacağını…

Mercek altına aldım ilk önce en çok konuşulanı,

Din tek konu, konuşulupta hiçbir yere varılamayan 

Nedir bu binlerce yıl inanılan ancak nereye varılacağı bilinmeyen

En çok konuşulan din ve Allah’tı ancak ortak bir görüş yoktu

Konuşulan kelimeler ve üzerine yüklediğimiz anlamlarda da birlik yoktu

Tek bir Allah algısı olur mu ki, herkes ayrı bir evrenken

İnsanın bir manevi dünyası vardı bir de maddi…

Maddi hayatı seven insan yadırganıyordu

Maneviyata düşkün ise dışlanıyordu

Her şey gibi maddi ve manevi de karşıtlaştırılıyordu…

Aslında kim neye ihtiyacı varsa ona inanıyor, onu istiyordu

Bu çatışmalardan ise herkes yara alıyordu, yaralandıkça saldırganlaşıyordu..

Savaşlardan, çatışmalardan, saldırı ve savunmalardan yorulanlar ise huzur arıyordu

Dışarı da savaş, içte ise sonsuz azap… Her yer ama her yer cayır cayır yanıyordu

Huzuru aramak için öncesinde mutlaka yanmak gerekiyordu

Hakikate ise yalnızca tarafsız temiz akıl sahipleri ulaştırılıyordu…

Neden konuyordu ki aynı kefeye? 

Konmalı mıydı ki aynı yere maddi ile manevi

Biri algıladığın, biri sezdiğin,

Biri dokunabildiğin, biri hissettiğin…

Çıkman isteniyordu manaya, madde bir basamak

Cennette isen Sevgi Allah’ı, Zalim isen Cehennem Allah’ı…

O seni ya sever ya da yakar, sen kendin hangisindeysen

Daha iyi kavrıyorsun merdivenin hangi basamağındaysan

Özgürleşiyordun yükseldikçe fikren, eridikçe kibrin, zalim yanın döndükçe merhamete 

İnsanın eseri sansan da yeryüzünde ki bütün dinler Tanrı’nın eseri

Ruh bazen ateist, bazen Budist, bazen Yahudi, bazen ilkel kabile dinleri

Deneyimleyip durur her bir ömründe zalim ve cahillikten başlayarak

Her bir ömründe savaştıkça, oynadıkça bazen zalim, bazen mağduru

Bazen fakir, bazen aç, bazen tok, bazen akıllı, bazen deli, bazen sapık, bazen namuslu

En çok hangi rolde öğrenecekse, oynuyordu o senaryoyu

Her şey ama her şey dönüşüyor, değişiyor, kalmıyor yerinde

İnsan insandan öğreniyor, İnsan Tanrı’nın yeryüzünde ki eli…

Tanrı’yı arayan her yere bakmalı

En son baktığı yer ise kendi olmalı…

Sonunda her yerde ve her şeyde buluyorsun Tanrı’yı

Haccecan

14.09.2022

Evgeny Grinko – It’s Foggy Today

12 Eylül 2022 Pazartesi

Bir tohum ölü beden

 

Geçti koca bir yaz, sadece üç günü güneşli..

Pembeye çalardı gülüşü

Asiliğe boğardı nefesi

Anlamazlığa vururdu ama aslında bulurdu

Bulduktan sonra düşünmeye dururdu

Susardı, susardı ancak kana kana susamazdı

Konuştuğunda suskunluğu hep geride kalırdı

Konuşanlar muradına mı ermiş ki…

Ne konuşanlar, ne susanlar, ne bilenler

Hiç biri yaşayanlar kadar bilemezler

Yaşam bir çocuğun ellerinde

Kumdan kalelerde, patlayan şekerde ve kendinde…

Milyonlarca yılın birikimi var onların genlerinde

Dolu dolu, dop dolu ve canlı çoşuklar🌞

Sonsuzluğun içinden Tanrısal olmak için geliyorlar

Durdurulamıyorlar, ölümü bile hiç edip

Hazzın en yoğun olduğu andan fırlayarak

Kan dolu rahimden yaşam için doğuyorlar

Durdurulamazlar, yok olamazlar,

Bittiğini sandığın da aslında her şey

Yeniden yeniden ve yeniden doğum meydanında oluşuyorlar…

Ölümü kutsamıyorum asla, laflarımı iyi anla…

Doğumdur asolan, ölenler milyon olarak geri dönüyorlar…

Bir tohum ölü beden, düşen toprağa

Ana rahminden geri döner dünyaya…

Haccecan

09.09.2022


9 Eylül 2022 Cuma

O an için

 

Bir an unuttum seni, sadece bir an…

Aklıma düştüğünde başımda cehennemler volkan..

Döndüm hemen koştum, unuttuğum yere o an

Yoktun, gidiyordun. Tutmuştun başka birinin kolundan

Yüzümde hüzün, omzunda yükün, baka kaldım ardından

Bir anlık dalgınlıktı, aklım birazcık senden bana kaydı, bedeli bu kadar ağır mı ?

Koşmadım peşinden, gelmezdin ki benlen, gidilmez ki terk edenin peşinden…

Küstüm senlen, aldım tavır belki anlarsın, dağın haberi olmadı ki bundan…

Sonra mutlusundur dedim avundum, belki daha sıkı sarıyordur başka kollar

 

Bir an sevdim seni, sadece bir an…

Hiç hissetmemiştim böyle derin, böyle çoşkulu, böyle sonsuz, böyle delikan

Gerçekten sevdiğim o anın ardından şelaleler fışkırdı ruhumdan

Sonra geçti zaman, yitti yıllar, ben hala takılıyım o anda, tatmadım sevgiyi hiç o an kadar

Coşmak istediğim zaman, sevgisiz kaldığım an, getiririm aklıma o an,

Sonra anladım ki unutmam bir sebepmiş seni, seven hiç terk eder mi?

O bir an için seni milyonlarca kez daha severim, çekerim hasretini, beni hepten de unutsan..

Sen o anda kalmalı, ben o anları hep yaşamalı ve sen beni var olmamışçasına hep unutmalı

Sevginin sonsuzluğundan bana kalan o an olmalı, sana ise o kollar sıkı sıkı sarılmalı…


Haccecan
09.09.2022

7 Eylül 2022 Çarşamba

Binbir

 

Aşkın bin bir halinden bugün hangisini yaşasam?

Sana kavuştuğum anı mı hayal etsem…

Veya yüzüne okkalı bir tokat attığım sahne de mi kalsam…

Yok onlar olmasın,

Bana sarılıp yanağıma bir öpücük kondursan…

İçinde şehvet olmayan masum bir busenin ardından

Sıkı sıkı sana sarılsam, kahkahalar ataraktan…

Veyahut içine şehvet ve arzu da katalım

O azgın duyguların sarhoşluğuyla kuduralım

Seni arsız !! nasıl sırıttın hemen

Ufak dokunuşlar, harala gürele, sıcaklık, ter, temas ve ardından ohhh!!!

Bu kırmızı noktalı anlar aşkın bininci hali…

Saçmaladığımız anlar ise doksan dokuzuncu, olmazsa olmazım…

Zırvalayıp duruyorsun ya hayat üstüne…

Sanki her şeyin sırrını çözmüş de, büyük keşif ellerinde!!!

Kimseye göstermem diyen bencil hallerin

Keşfedebilen yok hayatı, hepsi senin büyüklenmen

Çileden çıkartıyor beni bu hâllenmen

Ben sakin sakin oturuyordum ilk önce başlattın sen…

Uyuyan devi başardın uyandırmayı 

Çileden çıkmam daha kolay, durulmam alır zaman

Sen okuya dur ben sakinleşip geliyorum hemen

Hayat üstüne de konuşalım biraz, konusu açıldı madem

Hayat ile aşkın ne çok ortak noktası var

Tıpkı seninle benim gibi, ben aşk sen ise hayat…

Yaşamayı bildin mi ikisi de ballı lokma tatlısı

Yaşamayı bilemedin mi ızdırabın hası

Yaşamak öğrenmek demekti,

O kadar ki çok haz alırsın, ne kadar çok öğrenirsen

Bin bir hallerini yaşıyoruz, hal’in birini yaşadın mı

Sıra geliyor öteki ne

Yaşadığına aşina oluyorsun, ilki gibi koymuyor

Tecrübenin en sıkıntılısı, en hasını yaşadım diyorsun

Ne kadar çok derdin, kederin ve sıkıntının üstesinden gelmişsen

O kadar çok hissediyorsun başarmanın hazzı, gururlanmanın hasını…

Yaşadım diyorsun, iyi ki yaşadım, iyi ki yaşadık…

Seviyorsun daha çok hayatı, sarılıyorsun daha sıkı aşka…

Aşkın bin bir halinin peşinden bin ikincisi… bin üçüncüsü… bin dördüncüsü….

Hiç bitmeyecek bu döngü

Her şeyi öğrenip, hiçbir şey olana kadar

 

Haccecan
07.09.2022
Goran Karan - Stay With Me


2 Eylül 2022 Cuma

Utandım

Çok utandım ben 

Aşktan, sevgiden, bakmaktan  ve kaçamamaktan

Aşkı utangaçlığımdan yaşayamadım... 

Ben kimim ki gelsin bana sevgi

Sevgi çok değerliydi onu yaşamaktan da utandım

Değersiz ben, değerli sevgiyi hak etmemeliydi

Senden çekinirdim sana bakmaktan da utandım... 

Hiç bir şeyi beceremedim ben, en çok senden kaçamadığımda utandım

Kaçmayı, yok olmayı başardım derken 

Bak yine karşında buradayım 

Öyle bakma bana, beni bilirsin bakışından da utanırım

Sen benden utandın ya o zaman daha da çok utandım... 

Utanmak, unutmak olsa keşke... 

Utandığım kadar unutsam

Utandığım her şeyi unutsam

Mazide ne sen kalsan, ne de kalbimde ki yerin

Sen hep işte böyle ben yokmuşsun gibi yaptın 

Yok sayıldığımda daha çok utandım

O yüzden dedim silip, kesip atmalı ve kaçmalıyım 

Yok sayan seni, sevmeye devam etmekten de utandım

Utangaçlığı bana sorsalar hayatın kendisi derdim 

Sonu hep acı, ızdırap ve keder

Dünya bu haldeyse utananlar yüzünden

Cesaretten, azimden, orta da görülmekten, başarıdan utandılar...

Dünyanın bu halde olmasından da utandım. 

Haccecan

01.09.2022 Saat 00:00 Civarı

Eylül'ün İlk Şiiri

Evgeny Grinko - It's Foggy Today

31 Ağustos 2022 Çarşamba

Sevmenin ve düşünmenin sonu...

 

Kendimi en çok ne zaman seviyorum biliyor musun?

Seni severken…

En çok ne zaman takdir ediyorum beni peki?

Seni düşünürken…

Takdir etmeyi de kendimden öğrendim ben…

Baktım kimse beni övmüyor, övse bile yakıştıramıyorum kendime…

Yanıma çıkarı varsa geliyordur, niye gelsin ki birisi, benim gibi birisine?!

Aşağılık duygusu az gelir, aşağıda kalmak yeterli değil…

Düştüğüm o çukur daha önce hiç var olmamış olmalıydı

Onu ben var etmeli, kimse daha önce bu kadar düşmemeliydi…

Kendi var ettiğim o karadeliğin ne dibi vardı, ne bir ışığı…

Böyle rezil, böyle yerin dibinde, öyle aşağılık bir haldeydim işte

Yeri yurdu olmayan aşağılık birisi kendisine yurt kurarsa

İşte böyle aşağıların da aşağılarında olmalıydı…

 

Seni düşünmeye başladıktan sonra ne oldu biliyor musun?

Düşüncelerim kendi dipsizliğimden, aşağılık benden sana doğru aktı…

Öyle mükemmeldin ve eşin benzerin yoktu ki…

Ben senden öğrendim dik durmayı, nasıl gökyüzünde uçulacağını

Kendimi düşünmektense seni düşünmek bir kaçıştı kendimden

Asla ama asla kaçılamayacağını bilmezkendi o kendimden

Kaçta dur kendinden, dönüşüm hep kendimeydi sende ki düşüncelerimden

Düşüncelerim hep bendenmiş, hep benim yüreğimdenmiş ve de aklımdan…

Seni böyle mükemmel ve eşsiz görebilen ve de anlayabilen…

Başka bir göz yok işte, başka bir zeka da …

Mükemmelliği ve zekayı herkes anlayabilir mi?

O da kendi eşsizliğimden ve mükemmelliğimden

Seni severken ben aslında staj yapıyormuşum... 

Bir insan kendini nasıl sever, seni severken öğreniyormuşum..

Dipsiz karadelik hala yerinde duruyor, bende ki anlamı çok da değişti

Kazdıkça kazdım, indikçe indim, düşündükçe düşündüm…

Pek benim gibisine rastlayamadım böyle derinlere inebilen

Karadelik sayesinde ulaştım başka evrenlere…

Benim bu yaşadığımı er ya da geç yaşayacak herkesler…

Ya işte böyle…

Benler, senler artık bizler…

Başka bir şiire kalsın ulaştığım evrenler…


Haccecan

31.08.2022

Tutamıyorum Zamanı Rikodisco (Boral Kibil Remix Ft. Sevda Şengüler)

29 Ağustos 2022 Pazartesi

Korkak, Ahlaksız ve Aşksız

 

Cesareti en çok dile getirir korkaklar

Cesaretin ne olduğunu korkaklığın içinde anlar

Çekmek için söyler durur kendinde olmayanı

Kendi bile bilmez bunu…

Söz önce gelir bazen, bilgi ardından

Bilip bilemeyeceğini deneyimledikten sonra

Tamam ben deneyimledim o artık bilgi değil…

Tecrübe olarak yazılsın haneme der.

 

Ahlaksız en çok ahlak deyip durur

Ahlakın ne olduğunu ahlaksızlığın içinde anlar…

Çekmek için söyler durur kendinde olmayanı

Kendi bile bilmez bunu

Ahlaksızlığın içinde çırpınıp ahlakı bulur

Ahlaksıza bakıp ahlak bende varmış sanma

Kim ahlaksız, kim ahlaklı imkânsız bilmen

Karar verecek mahkemenin kurulmasına henüz daha var…

 

Aşksızlıktan yanan aşk diye söyler durur

Aşksızlığın ne olduğunu cehennemin içinde anlar

Çekmek için söyler durur kendinde olmayanı

Kendi bile bilmez bunu

Hiç bir şeyle kıyası olmaz, en büyük azap bu

Azap ile yananı gördüğünde kaçmayasın sakın

Yanıp tutuşturacaktır o seni, sende ki ateş ile

Yanıp tutuşmanın sonunda ruh belki bulur sulhu


Haccecan

29.08.2022

Sertap Erener Belkide Aşk Lazım Değildir (Batu Remix)

26 Ağustos 2022 Cuma

Saçmalık

 

Sanat ile an beni, sanat ile bul beni

Sana-t kelimesinin içinde bile sana var

Şiirlerim hep sana varmak için varlar

Yazdırmadığın, söyletmediğin her şey

Dökülüyor şu an parmaklarımdan, memnun musun!

Sitem mi ettim yine, yoksa her zaman ki gibi boş lakırdı mı!

Aman işte beni biliyorsun ya! ağzından çıkan bir lafını belledim mi

Üstüne katar katar da katma değerini almadan

Başından aşağı boca eder, bırakırım…

Ne diyordum ben  sahi!!!

Ha!! sanatta kalmıştık…

Sanat ile yıka beni, müzik ile köpükle, şiir ile durula

Ama hiç kurulama!!! öyle ıslak ıslak kalayım

Aman sakın  çıplak bırakma beni 

Öyle aciz, öyle ulu orta, öyle savunmasız…

Gelen giden mandik atar kayıp olur mahremim

2 çocuk doğururken gören gördü ama

Atamadım şu utangaçlığı

Çıplak görüleceğime ölsem daha iyi…

Sevginle sarsan ya beni, aşkınla ısıtıp, gölgende serinletsen ya!!!

Olmaz mı ya… Olamaz mı, Olmamalı mı

Edepsiz ben değilim sensin sen…!

Edepsiz diyen yanımdı o, bakma  ona sen

O ne anlar ki, her şeye kulp bulup hayatımı zindan etmek için var

Her şeyi etiketlesin, her yaptığıma koca karı gibi laf soksun…

Kim beni böyle sarhoş ediyor ki, hem de içmeden…

Aşk bu mu? Hep sarhoşluk mu? Hep mi saçmalık olur yahu!!!

Saçmalıyorsun, saçmalıyorsun ve de saçmalıyorsun

Ancak hiçbir sona varamıyorsun…

Sonra mantık diyorsun, sonra saçmalama ve sonra aşk

Sonra yeter bu kadar diye aşka devam ediyorsun

Sıra hiç şaşmıyor oysa… Tıpkı edepsiz gibi…

40 yaş saçmalığı diyorum ben buna

39,5 ‘um şu an 40’ a ramak var

40 vardığımda daha neler olacak neler

Sıraya koyacağım daha o kadar ki çok şey var

Her olayı yorumlayabilen olgun bir zeka ile

Herkesi koşulsuzca sevebilen, hoşgören koca bir kalp ve 

Yaş olgunluğu ile saçmalamaktan korkmamak ta var

Bekle beni 40 yaşlar bende daha ne benler var 

Aşkın şiir ile yansıması hep bu olanlar….

Sıradakiler artarak devam edecek…

Aşkın kendisi olana kadar

 

Haccecan

26.08.2022

Dinlenildi

Eleni Karaindrou- To xasapiko toy 10

22 Ağustos 2022 Pazartesi

Birmişiz Aslında

 

Sevsen ya beni, şöyle doya doya, koklaya koklaya…

Doymaya çalış ama asla hiç doyama bana…

Sevgin biter diye hiç korkum yok asla

Herkes gibi sende de ∞ sevgi var çıkarmayı bilirsen

Nasıl bitebilir ki ∞ sevgi ∞ ruhtan koşulsuzca gelen

Karışsa her şey birbirine, aşk, nefret, hüzün ve özlem

Karışsalar sarmaş dolaş ama asla bir olamasalar

Arada fark olmalı ki mozaiği tamamlasınlar

 

Sevdim seni, çok sevdim, tahmininden de çok

Ben bile hiç bilmiyordum sevdiğimi bu kadar

Ta ki bende ki sen ortaya çıkana kadar…

Senler, benler inan her şey karıştı birbirine

Tıpkı aşk, nefret, hüzün ve özlem…

Çok karıştılar ancak asla bir olamadılar…

Belki böyle tamamlarız mozaiği sen ile ben…

 

Bir olmalı mıyız diye çok düşünüyorum bu aralar

İçimden koca bir ırmak akıyor, azmış ve de kudurmuş

Benden çıkıp sana doğru delirmiş gibi akıp gelen

Sen olmasaydın bu ırmağın varlığını hiç bilmeyecektim

Her şey bende başladı ve sen ile devam eden

Çok sonra fark ettim ki aslında sen hiç yokmuşsun  

Benden çıkıp yine bana doğru coşup gelen

Hep benmişim, hep bendenmiş her şey sahiden

Artık kontrol ediyorum suyu, ne boğuluyorum ne de ölüyorum

Çoşkun ırmak varması gereken yere varıyor, sakin ve uslu…

Hep bizmişiz, birmişiz aslında; ben hep benden sanırken.


Haccecan

22.08.2022

Dinlenildi. İlham için minnettarım

Evgeny Grinko- It's Foggy Today


Yıllık İzin

 

Günaydınn.. Hoşbuldum iş yerine.. Koşarak iş yerine gelen başka var mıdır acep… 29 Temmuzdan itibaren ayrı kaldığım odama, iş yerime, Hüzalime ve kitaplarıma nihayet kavuştum… Kendime kavuştum kendime… Sağlığın kıymetini bir kez daha anladığım bir dönem geçirdim.  29 Temmuzdan Gülümü doktora götürmüştüm. Bol bol gezip yürüdüğümüz o gün  burun akıntım ve eklem ağrım vardı. Çok da yorgun hissediyordum. Ertesi ateş, mide bulantısı, iştahsızlık, baş dönmesi şikayetleriyle iki gün yattım. Pazartesi günü çocuklarda ateşlenince doktora getirdim onları. Covid testim o gün pozitif çıktı. O hafta çocuklar ertesi hafta Yanımda ki sırasıyla ateşlenip hasta olduk. Yanımda ki' nin sol kürek kemiği ve kol ağrısı çok şiddetiydi, geceleri uyuyamadı. Biraz toparlandık derken sol gözüm şişti. Onun içinde Acile geldim. 4-5 gün de şiş gözle gezdim. Çocuklar denize gidelim diye evde durmak istemeyince  birkaç gün denize gidip geldik. Denizden virüs kapan oğlumda kusma, çok yoğun ishal ve ateş başlayınca 4 günümüz hastanede geçti. Gülümde karnının, kulağının, başının ağrıdığını söylemeye başladı.  Gülüm dikkat çekmek için çok sık karnım ağrıyor, başım ağrıyor dediği için onu çok dikkate almadık ancak ateşi 38 olunca tamam oda hasta olacak diye doktora muayene ettirdik.  

Yıllık izne ayrılmadan önce Yanımda ki ile konuşurken, malum ekonominin kötü olması, yol ücretlerinin pahalı olması ve bu aralar bir aracımızın olmaması nedeniyle bu sene uzak bir yere gitmeme kararı aldık. Yakın bir yerde birkaç gün bir otel veya pansiyonda kalırız diye konuşarak internetten uygun yerlere bakarak geçiriyorduk. Ayyy şöyle birkaç gün ne yemek yaparım diye düşünmeden hazır masalarda yesem, yatak toplamadan birkaç gün geçirsem bir sene bana yeter diye söyleniyordum. Bu sözlerim yukarıdan yanlış anlaşıldı sanırım. Ben otel hayalleri kurarken hastanelerde yattım kalktım. Mekanın adına çok takılmazsam duam kabul oldu diye de düşünebilirim aslında. Hastanede ne yemek, ne temizlik ile uğraşmadan sadece oğlumla ilgilenerek 2 gece kaldım. Nasıl iyi geldi anlatamam J

Evde yemek yap, masa topla, ev temizle, kusmuk ve kaka temizlemeli, bol bol çamaşır yıkayıp asmalı bol eğlenceli 2022 yılı yıllık izin anılarım bu kadar. 2023’te her şey daha güzel olacak umuduyla diğer yıllık izinlerimi dört gözle bekliyorum.

22 Temmuz 2022 Cuma

Mahkum

 

Aşk ‘la yanan bir kalp dolu mudur?

Bir kalp iki aşk ile yanamaz mı?

Belki bir köşesinde, bana da yer açar diye umar mısın?

Aşk ile yandığını bildiğin bir kalbe girmek için zorlar mısın?

Zorladığını bildiğin için kendini de suçlar mısın?

Yerinin ne olduğunu bile bilmiyorken sevilmek için yalvarır mısın?

Değerinin ne ettiğini bilmeyen kalp, giderinin ne olacağını nasıl bilebilir?

Eziklik ile kibir arasında ki denge nasıl sağlanır?

Dengeyi sağlayamayana nasıl davranılır?

Bir yanın sürekli suçlarken kendini, öteki yanın hep suçlarmış karşıdakini …

Kendimi hep suçlu buldum tıpkı seni de suçlu bulduğumda anladım…

Mahkum ettim kendimi müebbetlik, seni ise üç ayak üstünde idam

Kendimi öldürseydim eğer bende ki sende ölür diye beni idam edemedim,

Hiç insafım yoktur, inan işin ucunda sen olmasan kendimi bile asarım…

Sence hiç adil değilim biliyorum ama inan adaletsizliği bile senden aşırdım

Milyon yıl hapislikten sonra kendimi azat ettim, seni ise mezardan geri çıkardım

Hapislik yaradı bana, Yusuf gibi zindanların ardı hükümdarlıkmış

Gördüğüm rüyaların hepsini, kime anlatsam hayra yorarmış

Yönetmeyi öğrendim sonunda içimde ki varoluş toprağını

Kendi değerimin farkına vardım, ben paha biçilmezim, eşim benzerim yok benim..

Kendim gibi başka yok cihanda, ben çok güzel bir tanrısalım…

Övgüde benden gelir, sevgide, hazda, mutlulukta… her şey benden gelir, bana gider…

Can taşırım, canımdan can verir, varlıklara rehber olur, sevgimle şımartırım

Hüznü de pek severim, öfkem ise baş tacım, küfürleri ise ağız dolusu kusarım

Bütün ruh hallerimi birbirinden ayırmam, sıra ile hepsini bir bir yaşarım…

Hapiste iken koğuş arkadaşımdan aldığım sevgi ile hepsini başardım…

Sevginin olduğu hapis cennet iken, sevgisizliğin olduğu saray bile cehennemle birmiş anladım

O yüzden ölümde dahil hiçbir korku işlemez bana, ölümsüz nasıl yok olabilir ki?

Bu bedenden çıkıp sınırsızlık ve  ’luğa kavuşmayı beklerim hasretle

Seni ise yaşayan ölü gibi bıraktım, farkındayım…

Sen zaten çok bilirdin, bilgi ile yaşanabileceğini sanırdın…

Senin üstünde hiç etkim yoktu ki benim, yaşayan ölü gibi olmayı kendin başardın …

Kendini mahkum ettiğin hapishaneden, tamamen sana kalmış nasıl çıkacağın…

Haccecan

22.07.2022

Yazarken dinlenildi

Sunflower Henry Mancini Violin by Ikuko Kawai

21 Temmuz 2022 Perşembe

Zaman atı

 

Yelelerini savurdu zaman atı..

Savurduğunda üzerinden attı birkaç insanı

Ayak uyduramayanlar atın hızına

Düşecek savrulacak tabi ki gerilere..

FırlAt beni de ancak geride olana değil

Çok ilerde yaşanmamış zamanlara…

At değil artık zaman, zamansızlıktalar

İlerde çok ilerdeler… Bambaşka bir boyutta

Selam gönderirler, alırım selamlarını

Selamla yetinemem keşke beni de alsalar

Bekleyeyim orada karşılayayım hepinizi

Beni bağlar aşk, beni tutar analık, beni sıkar bu beden

Dört nala yetmez, ışık hızında gitsek

Filmi hızlı moda sarıp çabucak izleyipte bitirsek..

Haccecan

21.07.2022

Yazarken Dinlenildi

Goran Karan-Stay With Me

8 Temmuz 2022 Cuma

Plan

 


Kimsenin üzerimde plan yapmasına izin veremem…

Dünya’nın bir parçasıyım, ondan kendimi ayrı göremem…

Bir şelalenin önünde durabilir misin? Nereye akacağına kim karar verir?

Kim der ki atmaca’ya nerede konup yuva yapacağını, kime eş olacağını

Şiirlerimde konu ne ile başlar, nerede biter, hangi hayvanlar, hangi sular…

Nereye gider, kime ne der, kim neye dönüşür inan ben bile bilmiyorum sevgilim

Ama muhakkak şiirimde sen olmasın,  her konu sana varmalı,

Sensiz olamam, yapamam, nefes alamam…

Plan demiştim ya, planlarında ne var senin, ne olmak isterdin ve de ne yapmak

Nereye varmak isterdin hiç düşündün mü? İsteklerin için uğraştın mı?

Yoksa seyir mi ettin gökteki ay gibi, uzaktan gel-git etkisinde kalsam yeter mi dedin…

İzledin mi hep beni… Işığınla parıldarken yol gösterdin mi hep bana…

Hiç kavuşamayacağımızı bile bile yine de sevmeye devam ettin mi?

Ah o cevapsız sorular, hiç durmadan sorulup duruyor da, kesilmiyor ardı

Cevaplar gelmiyor hiç, hep soru var sadece, geliyor ötelerden…

Offf bu duyguları bana yaşatan hormonlar var ya.. ah onlar… Şu an onlar iyi ki varlar…

Kabul edince varlıklarını, anlayınca ne demek istediklerini, dillerini çözdüm mü…

Teslim olunca akışa ve ruhuma, buldum huzursuzlukta ki huzuru, mutluluğu

Duygu hallerim tıpkı şelalede ki dalga gibi, taşlara bile şekil verir sürekli akarken

Karşımda durma sakın, hiç tavsiye etmem, yanımda olmalısın çatışmak istemiyorsan eğer

Karşımda kimse duramaz benim, alnını karışlarım, yerin dibine sokar da orada bırakırım…

İnanmıyorsun demi bu yazdıklarıma… İnanma zaten…

 İnanmak uzak bana, ben ne dedimse yaparım… 

Ezer geçerim karşımdakileri, yıkarım, paklarım…

 İçimde ki gücün, seni ne iken alıp neye dönüştüreceğini

Ben bile bilmiyorum, sadece zaman der, o ne derse onu yaparım…  

Haccecan

08.08.2022

El Amor- (La Tendresse) Yevgeniy Nikitenko Music

ilham için minnettarım


Kurban Bayramında kendini nefsini kurban et, 

en vazgeçemediğin egonu kurban et, Kes at onu…

Masum bir hayvanın etinden kimseye hayır yok anlayın artık bunu…

Eve gideyim de bayram temizliği yapayım

Çatlağım ben sakın bana kanmayın 

30 Haziran 2022 Perşembe

Ben, Sen, Biz

 


Yürürüm daha önce kimsenin geçmediği yollardan

Yürürüm keşif için, emek için, anlamak ve yorulmak için

Yürürüm  duyguların beni götüreceği kıtalara ulaşmak için

Varır mıyım, kanar mıyım, sanar mıyım, anlar mıyım…

Anladığımı sandıklarım gerçek midir hiç bilemeden, kanıtlayamadan

Dokunamadıklarımı kanıtlayamam, anlatamam var olmamışları

Hayalimde ki şehirlerde gökdelenler, göğü delmez, gökle birdir

Yeraltında ki mağaralar altında değildir hep gözlerde diridir

Bilemezsiniz, anlayamazsınız, kanamazsınız, sanamazsınız

Kanatmalı mı eski yaraları, deşmeli mi kör olasıca kapalı kuyuları

Çıkmalı mı en dipsiz uçurumlardan, yoksa her şeyi olduğu gibi mi bırakmalı..

Ah benim kırgın, kırıldıkça kıran, kızgınlıkla kırgınlıkla bir olmuş gönlüm….

Akmalı gözyaşları, şelaleler gibi dolu dolu, çoşkun çoşkun, kudurmalı yaş..

Dışa değil içe doğru akmalı, yıkamalı paklamalı, gönlü pırıl pırıl pamuk gibi yapmalı

Mis gibi yağmur sonrası bahar sabahına esneyerek uyanmalı,

Derin uykuların mahmurluğu öyle bir anda gitmez, yavaşça gerinerek ayılmalı

Uyan dostum! Uyan artık derin uykundan, Uyan… Uyan ne olur uyan…

Uyanmazsan her rüya kalacak ötelerde, her hayal kalacak zihinlerde

Gerçek olsun ne olur artık, binlerce yıl beklenilen,

Bir sen, bir ben… Yani biz olalım, hep bu değil mi istenilen?!

Ben diye başlayan şiirler sen olur, sen ile birlikte devam edip biz olarak bitirilen...

Haccecan

30.06.2022

Dinlenildi Omar Akram- Angel of Hope

İlham için Teşekkürler...


23 Haziran 2022 Perşembe

Yanımda ki

 

Gerçek her zaman algılanandan farklı olabilir. Hiçbir şey ama hiçbir şey bize anlatılanlar gibi olmayabilir. Gerçek ne? Gerçek olmadığı gerçeği… Herkes kendi fikirlerini gerçek sanarak gerçekliğini oluşturduğu sanal ortamlarda yaşıyor. Kendi etrafına ördüğü duvarlar ne kadar sert, kalın ve yüksek ise, geçmişten gelen öfkesi ne kadar büyükse yaşadığı sanal dünyayı o kadar gerçek sanıyor. Kendini korumak adına ördüğü etrafında ki duvarlar ne kadar şeffaf ve esnek ise etrafında ki olan bitenden daha çok haberi oluyor, gerçeği de o kadar net görebiliyor, değişime açık oluyor.  Sanal dünyasının kendini güçlendirmek ve geliştirmek için oluşturulduğunun farkına varıyor. Yaşadığınız hayat senaryosunu iyi gözlemleyin. Çok zor, çok zahmetli ve acı dolu bir hayatı yaşıyor olabilirsiniz şu an. Çok derin acıların ve zahmetlerin ağırlığının kaldırılması gerçekten çok zor. Ancak öyle yada böyle bir şekilde kaldırabildiğinin de farkındasındır. Bütün dünyaya köklü ve derin ve bütün herkesi etkileyen derin acıların yaşadığı süreçlerden geçiyoruz. Bireysel olarak acıları neden yaşadığının farkında olan insanların bu toplumsal acı olayları anlaması, yorumlayabilmesi çok daha kolay oluyor. Hakikati yani Beyaz Atlı Evrensel’i🌞anlayabilen insana hiçbir şey acı vermez. Anlayamadıkların anlaşılmayı bekliyor. Zihnini boşaltıp önyargısız baktığın her olayın ardında ki gerçeği de görüyorsun.

Benim en çok acı çektiğim anlar alkolik babamın saçma, küfürlü, dayaklı, gece sıcak yatağımızdan kaldırıp sabahlara kadar süren işkenceli sohbetini dinlediğim anlardı. Asla anlayamadığım ama çocuk aklımda anlamak için kendimi paraladığım zamanlardı. 2009 yılında vefat edene kadar yani 26 yaşına kadar bu acılarla yoğurdum kendimi.  Bu zamanların tesirlerini acı olarak kayıt etmişti zihnim. Bu acıları tekrar tekrar yaşatıyordum kendime. Benzer acıları yaşayan insanlarla karşılaştığım zaman çok üzülürdüm, yardım için çırpınıp durduğum zamanlarım da oldu. Üstelik bu acılardan çıkış olabileceğini de bilmiyordum. Acılarından çıkış yolunu bilmeyen birisi başka birisine yardım edebilir mi? Tabi ki hayır. Acılarımdan çıkış yolunu nasıl buldum? O acıları bana yaşatacak birebir aynı ortama girerek acılarımdan çıkış yolunu buldum desem!! Böyle yazınca anlatımım kapalı kapı gibi ve saçma oldu. Kapının ardında ne var henüz bilmiyorsun. Okumaya devam….

 Burada yazmıştım. Evlenmeden önce Karşıda’ki babasının hastalığı ile ilgili detayları anlatmadığını evlendikten sonra anladım. Geçirdiği trafik kazası sonrası kafasına aldığı darbe sonucu beyin hasarı oluştuğunu söylemişti ancak  davranış bozukluğu sergilediğini evlenmeden önce detaylı olarak anlatmamıştı Karşıda ki. Bende ailemde yaşadığım sorunları detaylı olarak hiç anlatmamıştım. Bilmesine gerek görmemiştim. Onun anlatamadıklarını evlendikten sonra yaşayarak öğrendim. Evlendikten sonra kendimi birebir çocukluğumda ki gibi bir aile ortamında buldum. Her sıkıntıyı sızlanmadan çeken, iyi niyetli, herkesin kolaylıkla laf sokmasına rağmen gıkını çıkartmayan, sorgulamaya değil kadının itaatine dayalı bir kültüre sahip bir kayınvalidem (tıpkı annem), kriz anlarında kontrolsüz davranışlar sergileyen, sürekli saçma konuşan, konuşmaları gerçeklerden kopuk, bağıran, çağıran, küfürler savuran, olayları kişileri karıştıran, aynı cümleleri tekrar tekrar ve tekrar… konuşup duran, yer-zaman-mekan kavramlarını karıştıran, sakinliğinde ise tadından yenmeyen, fasulye ayıklayan bir kayınpederim (tıpkı babam) olmuştu. Karşıda ki ise hem eş hem arkadaş.. Sevdiği kadın ile ailesi arasında sıkışıp kalan bir adam Karşıda ki… Karşıda ki’nin adı artık Yanımda ki olsun. Evlendik artık karşıda durmasın yanımda ki yerini alsın.  Artık ona yazılarımda Yanımda ki olarak hayat vereceğim… (Bu bloğu ve yazdıklarımı bilmiyor Yanımda ki. Kafamda belirlediğim bir tarih var, o tarih gelene kadar da bilmeyecek. Kendimi hazır hissettiğim zaman okusun bütün herşeyi..)

Kayınpederimin gerçekten hasta olduğunu idrak ettiğim olay ise evlere şenlik!!! Beni mutfağa çağırdığı o gün, benden çok hoşlandığını, benimle evlenmek istediğini söyledi. Şok olmuştum. Eşim ve kayınvalidem biraz mahcubiyet ve utangaçlık içinde paldır küldür mutfağa dalıp adamı tutup oturma odasına götürmeye çalışıyor. O ise hala duygularını itiraf etme derdinde.  O olaydan sonra bu adama nasıl davranacağımı da şaşırmıştım. Bana evlenme teklif eden, hoşlandığını söyleyen kafadan hasta bir kayınpedere karşı geçmişi travmalarla dolu yeni taze gelin nasıl yaklaşmalı? Korkularım, kaçtıklarım, saçma bulduğum ne varsa hepsinin içindeydim artık. Gözün aydın Haccecan. Tabi ki bu isteme olayını hiç yaşanmamış, yok saydım. Ciddi almış olsam, Yanımda ki’nin yüzüne nasıl bakardım! Bu olay diğer yaşanacak olayların fragmanıydı zaten.

Devam edecek...

21 Haziran 2022 Salı

Sal

 


Zamansızlığın ortasında süzülüyorum

Ne akıyorum, ne gidiyorum, ne geliyorum

Duruyorum öylece, seyrediyorum…

Zamanın içinde akıp gidenleri

Takılmış bir tanesi zaman gölünün kenarına

Akmak istemiyor, anlamak istemiyor

Gitmek istemiyorum, banane diyor

Tutmuş sımsıkı, elleri kan revan!!

Durma burada, değil yerin bura …

Ak sende, teslim et kendini sulara 

Su buluşturacak seni okyanusla 

Bırak da yıka dere de o kanlı elleri

Baktı ellerine, kandı gördüğü… ne aldandı

Bırakmasıyla azgın sularda bir süre boğuştu 

Ne kadar boğuşsa nafile, güç su idi

Bıraktı artık, saldı… teslim etti kendini

Giderken doyamadı sürdü manzaraların keyfini

Buz olarak çıktığı yere buhar olarak geri döndü…

Haccecan

17.05.2022

İlham müziği hatırlanmıyor..

20 Haziran 2022 Pazartesi

Acı v Pekmez

 



Kazan karasıdır elleri

Parlar, pas parlar, parıldar

Isırganlar dalar ellerine, bileğine

Şifadır derim, acı baldır kazı hafızana…

Eti kopar parmağından, canı çıkar içinden

Çıkmak kolay mı öyle bedenden..

Koşarsam acıdan kaçabilir miyim diye sorar..

Yok kaçamazsın hiçbir yere, yerin bura

Her şey burada, kafanda, sende….

Sende başladı ve sende bitecek olan

Hissettiğini yaşar insan

Hayal ettiğini ise hissederek yaşar..

Acını değil, dondurmayı düşün…

Soğuk soğuk ağzında tatlı tadı..

Sustu çocuk, hayalinde yaladı

Doyamadı tadına, yalamaya…

Zihni geldi sonra yine parmağına

Kaçacak yeri bulamadı, koştu kendine

Sarıldı, ana sıcağında buldu soğuğu

Acıyı anası bal eyler, kızı dondurma…

Gurur duy yaranla, mücadele ettiğin acınla

Seni yıkamayan o şey güçlendirdi

Sarılı parmağı madalya gibi taşımaya

Yaşadığı acıyı destan gibi anlatmaya

Koştura koştura, gururla, mutlulukla gitti.

Acı duyduğu parmakla pekmez de yaladı…

Haccecan

Dinlenildi

3 Haziran 2022 Cuma

Anlamsızlık

 



En çok dinlediğin  şarkının notasıyım ben

Kulağınla duyup yüreğinde hissettiğin

İçini sızım sızlatan ama neden dinlediğini anlamadığın

O şarkının o notasıyım ben... ben o notayım…

Tekrar tekrar dinlediğin ama neden dinlediğini anlamadığın

İçindeyim o şarkının ruhunla dinliyorsun beni

İçin sızlasın diye dinliyorsun, duymak için

Anlamak değil hissetmek için,

Anlayabilsen dinlemezsin o şarkıyı…

 

En çok sevdiğin şiirin en can alıcı mısrasıyım ben

Gözlerinle okuyup yüreğinle hissettiğin

Ruhunu çoşturan ama neden dalgalandığını anlamadığın

O şiirin mısrasıyım ben… ben o mısrayım..

Tekrar tekrar okuduğun ama neden sevdiğini anlamadığın

Satır aralarındayım ben, ruhunla okuyorsun beni

Hüzünle karışık çoşmak için okuyorsun, görmek için

Anlamak için değil, hissetmek için…

Anlayabilsen okumazsın o şiiri…

 

Ah sevgilim, bir tanem, bir can…

Varlığıma bile ihtiyacın yok artık

Ben her yerdeyim, soluduğun havada,

Yediğin yemekte, okuduğun kitapta, dinlediğin müzikte

Baktığın manzaradayım…

Anlamaya çalışıpta bir türlü anlayamadığın

Şu keşmekeş hayatın kendisiyim artık ben…

Kaçmaya çalıştığın her ne varsa bulsun seni…

Kaçmaya değer hiçbir şey yok inan bana..

Hepsi sevgi, hepsi aşk, hepsi ben ve hepsi yaşam…

Varlıklarımız kalsın geride artık, çok ağır yüktü o

Taşıyıp durduk, taşırken öğrendik bir çok şeyi

Yokluğa, sonsuzluğa zerre olup çıkalım

Anlamsızlığın notası, mısrası birlikte olalım…


Haccecan

03.06.2022

Yazarken Dinlenildi İlham İçin Teşekkürler

Paloma San Basılıo - Concıerto de Aranjuez

17 Mayıs 2022 Salı

Dabbet'ül Arz

KULAKLIKLA DİNLEYİNİZ

I am The Official Prophet Of Islam. Kesin Bilgi. %100 Doğru Bilgi. Sizden Hiçbirşey İstemeyen Bilgi. Onayınızı sormayan bilgi. Gökleri ve Yeri size sormadan yaratan tarafından hazırlanmıştır.
Şaşırtabilecek Bilgi. Şaşırma hakkınızı, yaşadığınız dünyanın bu halde olmasına kullanmanızı tavsiye eden tarafından gönderilmiştir. Tanrı’nın halen ‘yaşıyor’ olmasına mı şaştınız, bu cehennemi söndürecek geçerli bir planı olmasına mı? Şaştığınız nokta nedir?
İyiliğin tarafındaysanız korkmanıza gerek yoktur. Kötücül araftaysanız, korkmanızda yarar vardır. Özel ve kişisel hayatınız sizindir, onu değiştirmeye çalışmak hiçkimsenin haddi değildir. I am The Official Prophet Of Islam toplumsal hayatınızla ilgilidir. Ruhsal Yolculuğunuza müdahale etmez. Ancak, diğer insanların Ruhsal Yolculuğu üzerindeki etkinizi sıfırlar. Bir Ölümlü olduğunuzu size tekrar hatırlatan tarafından hazırlanmıştır.
I am The Official Prophet Of Islam. Vicdansızlığa teslim edilmiş Dünyanıza gönderilmiş yeni Bir Etik Değerler Manzumesidir. Çin ülkesi hariç olmak üzere, küresel ve normatiftir. Bağlayıcıdır. Sadece Allah, Din ve İslam hakkında ahkam kesme hakkınızı elinizden alır. Tanrı kendini Birinci Ve Resmi Ağızdan anlatır. Tanrı’ya itiraz etme hakkınız devam eder ancak Tanrı adına konuşma, kendi kafanıza göre bir Tanrı yaratma ‘hakkınız’ elinizden alınmıştır. Bu gerçekle başedeceksiniz. Bunun hangi arada sizin ‘hakkınız’ haline geldiğinden başlayarak.
Bir sözünüz varsa kendi adınıza konuşacaksınız artık. Kendinize daha fazla güvenmeniz gerekecek bu durumda. Hür olun, birey olun. I am The Official Prophet Of Islam. Allah’ın arkasına saklanıp kendi hayal dünyanızı hakikat gibi sunma çılgınlığından sizi men eder. Tanrı kimsenin oyuncağı değil artık. Kendinize yeni hobiler edinin. O’nun Elçisi yaşıyor, yazıyor ve burada. Bu kadar.

15 Haziran 2022 Karartı

 

10 Mayıs 2022 Salı

Düş


 

Ne kadar narin ve inceydi

Her an kırılır incinebilirdi

Kırmayayım, incitmeyeyim

Onu hep uzaktan seveyim

 

Yürürüm sana varan yollardan

Kavuşurum hülyamda sana varmadan

Sarılmayayım, bunaltmayayım

Hayalimde ki varlığınla avunayım

 

Ne kadar da ulu ve yüceydi

Sanki hiç ölmeyecek gibiydi

Gölgesine sığındım avundum

Gece olduğunda ayazında dondum

 

Yandım ateşinde piştim kavruldum

Sanki hiç sönmeyecek gibiydi

Hamken oldum, piştim sandım

Yolun başında sonuna aldandım


Haccecan

10.05.2022

Dinlenildi