4 Kasım 2008 Salı
Unutma ki....
3 Kasım 2008 Pazartesi
Geziden geriye kalanlar....
31 Ekim 2008 Cuma
İlk önce koca bulman gerek!...
-"Bebeğim olduğunda sizlerin yardımının ve desteğinin yanımda olduğumu bilmek çok güzel bir şey, artık rahat rahat doğurabilirim"dedim. Ebe arkadaş ise her gün yüzüme şamar gibi vurulan son sözü söyledi;
-"İlk önce koca bulman gerek!..."
Asi(l) Ruhlar....

30 Ekim 2008 Perşembe
Parmaklar havaya, sonra aşağıya

28 Ekim 2008 Salı
Hünkar Beğendi Macerası Sonu..
Ha buluştuk, ha buluşacağız derken nihayet hünkar beğendiyle buluştuk...
Ya ben çok kasıldım, elimi ayağımı nereye koyacağımı bilemedim. Çocuk çok sessiz. Onu ben konuşturdum diyebilirim, lafları ağzından cımbızla aldım. Ben kendimden, ailemden, kardeşlerimden, işimden bahsedip konuşmayı başlatayım dedim ama konuşmayı başlatıp bitirende ben oldum. İnsan eşiyle sohbet edebilmeyi, eşini anlamayı, eşi tarafından anlaşılmayı, ortak noktaları olsun ister. Eşlerden birisi çok konuşken, diğeri sessiz olursa; konuşkan taraf çok yıpranır. Tabi dinleyen tarafında kulakları ve beyni yıpranır. Düşünsenize ben Hünkar beğendiyle evlenmişim ve aramızda şöyle bir diyalog geçiyor. Ben;
-"Bugün işte moralim çok bozuldu, mesai arkadaşımı sigara içmemesi için uyardım. Oda senin odanda içmiyorum seni ilgilendirmez diye beni tersledi." Hünkar beğendi;
- "...... " Ben;
-"Ben terslemesini dikkate almayıp, "Sigara yasağı hakkında yeni bir kanun çıktı, bu kanunu okudum, kamuya açık alanlarda sigara içemezsin" dedim o ise "Bana kanunlardan bahsetme Hatice, senin odanda içmiyorum ve bu odanın sahibi sigaradan şikayetçi olmuyor, sen nasıl içmememi söyleyebiliyorsun?" Hünkar beğendi;
-"......." Ben;
-"Ortada bir kural varsa herkes uymalı, bu işyerinin her işi beni ilgilendiriyor, içilmemesi gerekiyorsa içmeyeceksin" dedim "tamam" dedi. Bende "teşekkür ederim" dedikten sonra kapıyı kapatıp odadan çıktım. Kapıyı kapatırken de arkamdan "cık cık" diye haklı olduğunu düşündüğü tuhaf sesleri çıkarttı." Hünkar beğendi;
-"........" Yine ben;
-"Ama yok bir kural varsa herkes uymalı. Benim odam, senin odan meselesi değil bu. İşleri düştüğü zaman benim yanıma gelebiliyorlar ama onlara uymaları gereken bir yasağı hatırlattığımda "seni ilgilendirmez" diyebiliyorlar. Yok öyle. Ben burada eşşek başı değilim. Değilmi Hünkar beğendi? Sende birşeyler söylesene" Hünkar beğendi;
Yukarıda ki sigara diyaloğu hayali değildi, gerçekti. Cuma akşamı iş arkadaşımla aramızda geçen bu diyalog yüzünden moralim bozuktu ve sinirliydim. Akşama kadar barut gibi dolandım ortalıkta. Akşam ise telefonla arayıp "moralinin çok bozuk olduğunu, sigara yüzündende üstüne gittiğimi! (sigara içmemesini tatlı dille söylemiştim sadece) o yüzden sert çıktığını, özür dilediğini" söyledi. Helalleştik ve kapattık telefonu.
26 Ekim 2008 Pazar
Yasaklar...

23 Ekim 2008 Perşembe
120 Can ve Zevk Almayan Nasıl Yaşar?

22 Ekim 2008 Çarşamba
Duygularda İniş Çıkışlar...
21 Ekim 2008 Salı
Dünya Çapında Arkadaşlık Ödülü

20 Ekim 2008 Pazartesi
Erkek Nasıl Konuşturulur?

Ah Karagöl...
17 Ekim 2008 Cuma
Dağdayım, Korkuyorum, Üşüyorum

http://www.fotokritik.com/726593
Evliliğin Amaçları

http://www.evliliksiteleri.com/modules.php?name=dugunfotografi#
Hatta aileler, kız çocuklarının meslek sahibi olmasını, kocasıyla geçinemezse boşanabilmesi için istemektedir. Onların eğitimine bu kadar önem verilmesinin sebeplerinden biridir bu. Böylece bir düşüncenin arkasında da bencil olmaya yapılan özendirme söz konusudur. Savunma silahı olarak düşünülen bu durumun evlilik kurumuna sağladığı fayda tartışılır. Bu niyet ve amaçlar evlilik bağını zayıflatmaktadır.
Bir boru ile çiş nasıl yaptırılır?
16 Ekim 2008 Perşembe
Her Şıkkı Doğru Olan Soru Sorun Bana....
Büyük Bir Edep ve İncelik Konusu

http://www.fotokritik.com/292257
Dişi ile Erkek Melek Kavgası

Meğer staj için bir kişinin burdan ayrılması gerekiyormuş, burdan hiç biriside ayrılmak istemiyormuş. Oturup konuşturdum, şimdi ortam sütliman.. Beni sevdilerde ondan gitmek istemiyorlar kesin. Zaten beni sevmeyen ölsün. Gerçi kısa boylu melek bana hala Asuman abla diyor ama olsun, beni seviyorda ondan gitmek istemiyor ya, varsın ismimi yanlış söylesin. Ah canlarım bende sizi çok seviyorum. Söylemiyorum ama seviyorum...
İç ses: Sen kendini kandır. Onlar hastaneye giderken yol parası vermek istemediklerinden senin yanında staj yapmak istiyorlar. Garip öğrencilerin yol parası vermeye güçlerimi var?
Daktiloda yazı yazdırıyorum şimdi bunlara. Tak tak sesleri odada yankılanıyor. Sıkılmasınlar diye veya odada dart var. Ona atış yapıyoruz bazen.. O kadar hoş görünüyorlar ki. Hey gidi gençliğim diye iç geçiriyorum içimden.
15 Ekim 2008 Çarşamba
Beyaz Melek ve Hünkar Beğendi...

http://www.fotokritik.com/1348341
Allah'ın Yardım Eli

http://www.fotokritik.com/1325821
Sırtından buram buram ter akan yaz sıcağında serinlemek kolaydı; kirli yakalı, eski, yamalı gömleğinin bir düğmesini daha açabiliyordun veya bir bardak fazla su içip rahatlayabiliyordun. Sıcağa karşı koymak kolaydı tabi. Soğuk öyle değildi işte... Keskin, acı soğuk vücuda değdiğinde insanı titretmeye yetiyordu. Kendisini düşünmüyordu bile... Her akşam sıvasız, kerpiçten evinin kapısından girerken, boynuna atlayıp, "bize ne getirdin baba" diye soran çocuklarındaydı aklı. Kendisi sırtında bir kaç kuruşa yük taşırken üşüdüğünü hissetmiyordu. Narin vücutlu çocuklarının bedenleri soğuktan hastalanmasın diye eve odun- kömür almalıydı. Çocukların okul masraflarını karşılayıp, boğazlarını doyurmak zor geliyorken, bir de kara kışa karşı hazırlık yapmalıydı.... Eve yiyecek ekmek götüremediğinde ise ne çocuklarının ne de eşinin yüzüne bakabiliyordu.



