Görev Beni Çağırıyor... Seni de...

25 Mart 2022 Cuma

Saygısız!! Öğrenci Videosu

 

"Ders anlatan öğretmene saygısızca davranmıştı! O öğretmen konuştu: Ben kendisini affettim"

Yukarıda ki haber ile ilgili düşüncelerim. Öğretmene öğrencinin yaptığı tuhaf hareketler karşısında yapılan bir çok yorum sahibi öğretmeni tebrik ederken, bir çoğuda öğrenciyi ne yapacağımız konusunda karar verememiş. Çoğu yerin dibine sokup sokup çıkarmış. Yerin dibinden çıkartmayanlar da var.

“Bırakın bunu yapmayı, biz hocaların karşısında ceketimizin düğmesini açamazdik. Okulda öğretmenden dayak yedik mi eve tedirgin giderdik, babam duyarsa birde o döver diye.” Yorum sahibi yediği dayakları normal olarak algılamış ve bu olayı geçmiş ile kıyaslamış. Günümüz de eski dayak kültürünün gelmesini isteyen o kadar insan var ki. Gençlik onlara göre yoldan çıkmış ve sert bir disiplinle hizaya gelmeliler, gelmeyenlere dayak atılmalı. Şu saatten sonra bu İM-KAN-SIZ. İmkansız şeyleri istemek yerine kendilerini değiştirmeleri gerekecek. Ruh artık özgürlük ve eşitlik bilincine ulaştı. Birileri rahat, huzurlu, eğlenceli, mutlu hayat sürerken birileri sadece disiplinle, monotonlukla, sıkıcı bir hayatı yaşamak için zorlanamaz. Okulda öğretmen tarafından şiddet uygulandığına da şahit oldum. İlk okulda sınıfın ortasında yere düşürdüğü öğrencinin üzerinde öğretmen tepiniyordu resmen. O kadar şiddetli vuruyordu ki belinde sakatlık kalmamıştır inşallah. Sınıf öğretmenimiz o arkadaşı sınıfta bırakmıştı. Hala aklıma geldikçe içim cız eder. Lisede öğretmen diyemeyeceğim bir mahlukat her türlü psikolojik baskı altında öğrenim hayatımızın  içine etmişti.  Korku imparatorluğu kurmuştu resmen okulda. Bu muameleler derin yaralar açıyor insanda. Atlatamıyorsun.  

Atatürk gençliğinin geldiği son nokta. Laik demokratik cumhuriyet yönetimimiz sağ olsun. Ne olacaktı artık o kadar normal geliyor ki podyumda yürür gibi gezen öğretmenler, 1923 te ülkeye atılan eğitim sistemi bombasıyla daha hoktan günlere beraber tam hız.  Devam. He bide Lions kulübünün tavsiyelerini alan bir milli eğitim müdürlüğüde eklendimi üstüne tadından yenmez. Laik demokratik çağdaş cumhuriyet yönetimimiz katkılarıyla bireyden tutta , ülke yönetimine ,aile yapısına,eğitime ve nesle varana kadar Ülkeyi çökertmeye devam ediyor. Ben çokta şaşırmıyorum artık başı ne ki sonu ne olsun.1923 cumhuriyet bayramımız halen kutlayanlara hayırlı olsun.  Yorum sahibi Laik ve Atatürk’çülüğe karşı olduğunu yorumuyla belli etmiş. Yönetim sistemimiz mükemmel değil şu haliyle kabul ediyorum ama mükemmelliğe doğru evrilebilecek gelişmeye en uygun olan sistem bu. Geliştirilebilir bu sistemi geliştirmek hepimizin elinde. Şikayette edebilirsin. Sevgiyle dinlerim seni. Görüşlerinin değişmesi için cevap hakkımı kullanıyorum şu an. Şikayet ettiğin konular hakkında sen ne yaptın onu cevap ver bana? Ne yaptın eleştirmekten başka? Cumhuriyet sistemini kabul edememiş bu insanlarla bir an önce barışmamız lazım. 1923’ te ne olduysa ne hissettilerse orada onlarla buluşup o konuyu halledip helalleşip geri dönmeliyiz bu güne. 1923’ten bugüne gelip yaşayamayan, hala oralarda aklı kalan insanları günümüze davet etmeliyiz. Toplumsal bir uzlaşı yapmalıyız. O insanları birebir dinleyen, anlatan, barışçı insanları bu göreve davet ediyorum. Birebir konuşun. Laik Cumhuriyet yönetiminden neden memnun olduğumuzu onlara laf sokmadan, çatışmadan tamamen barış diliyle anlatın. Kolay bir şey değil biliyorum. Ama bunu görev edindiğinizde, sorumluluk olarak gördüğünüzde belli kişi sayısından sonra bu rutin bir hal alacak. Vereceğiniz cevaplar bile rutinleşecek. Sabırlı, tutarlı ve kararlı durun yeter. Şu an başkanlık sistemiyle yönetildiğimizi de lütfen söyleyin. Bir nevi padişahlık sistemiyle. Bundan da memnun değilse ne yapmalıyız o kişiler için bilmiyorum!!! Memnun olmayan, anlamayan kişilerle de çok uğraşmayın. Kendinizi de hırpalamanın anlamı yok. Sınırınızı belirleyin.. Yorum sahibi yorumunda podyumda yürür gibi gezen öğretmenlerle kimi kast etti emin değilim. Mankenlerin yürüdüğü bir televizyon kanalını izlerken onları öğretmen olarak hayal etti sanırım.

Bu ülkedeki eğitim sisteminin en önemli sorunu öğrenci davranışlardır tabi çok iyi çocuklarımız da var ama büyük bir kısmı hadsiz ahlaksız bu öğretmen çocuğa iki tokat vursaydi bu sefer millet vay efendim canavar öğretmen yazıklar olsun buna öğretmenlik yaptırmayın diye salak salak zirlardi alın işte görün yetiştirdiğiniz cocuklari . Eğitim sisteminin en temel sorunu öğrenci davranışları olarak belirlemesi yanlış olmuş. Eğitim kurumu çocukları eğitmek için var zaten. Yanlış davranışı olan çocuk varsa bunu eğitmek aile, okul ve toplumun görevi. Çocukların büyük kısmı hadsiz, ahlaksız derken elinde ki bilimsel verileri görmek isterdim ama yok. Yorum sahibi kendi gençliğinde ki gibi bir gençlik görmediği için yargılama ve suçlama yolunu seçmiş.

Sen vursaydın o seni affetmezdi sana dava açardı çünkü Z kuşak’ı yani hayvan kuşağı

Z kuşağından bir çocuk : abi ne alaka ne alaka neden hayvan kuşağı oldum

Bu diyaloğa bayıldım. Bir kişi z kuşağı hakkında hakaret ediyor, z kuşağı anında cevap veriyor. Bu internet çağı böyle bir çağ işte. Yazdığınız her şeyden sorumlusunuz ve yazdıklarınız anında muhatabınıza ulaşıyor. Cevap vermeseler bile yorumunuzu sessiz sessiz izleyen o kadar insan var ki…

Bu durumun sebebi bence mecburi eğitim. İsteyen okusa bu durumlar olmazdı. Okumak istemeyeni hemen işe yönlendirme orta eğitmek gerekli. Okul onlara uymuyor. Bu yorum sahibinin yorumu da hoşuma gitti. Daha önce hiç bakmadığım bir bakış açısı sundu. Daha önce böyle bir bakış açısına rastlamamıştım. Yazma uslubu da benim gibi düşünmeyi seven bir insan olduğu izlenimi uyandırdı bende. Düşünen, tartışan, farklı bakış açılarına sahip insan sayıları arttığında ve ortak kararlar almayı başardığımızda düze çıkacağımıza inancım çok fazla. Bu  yorumda ki düşünce açısı üstüne baya düşünülmeli. Eğitimci değilim. Ama çok mantıklı geldi. Bizim zamanımızda karşıda öğretmen anlatır, biz sıralarda onları dinlerdik. Bu eğitim ortamı bence günümüzde olmamalı. Sınıf ortamı merkezde öğretmen etrafında öğrencilerin oturduğu bir oturma düzeni olmalı. Öğretmenden daha çok çocuklar konuşmalı. Gerektiğinde sınıfta dansta etsinler, şarkıda söylesinler…Bu ahlaksızlık ve hadsizlik sayılmamalı. Eğlenceli eğitim sistemine rağmen okula gitmek istemeyenler için başka bir çözüm düşünülebilir. 

Öğretmene tuhaf hareketler yapan öğrencisinin davranışını bende doğru bulmadım. Tik tokta gündem olmak için çekip atması hoş olmamış. Sınıfın ciddiyetine yakışmamış. Sınıfların bu kadar ciddi bir ortam olması da doğru mu bilemedim. Eğlenerek öğrenmeye, harekete ihtiyacı olduğun ergenlik döneminde bir sıraya oturtulup sıkıcı zamanlar geçirmek olarak dersleri algılıyor gençler. Öğretmenlere çok iş düşüyor. Ruh ve karakter yapısına göre çocukları ayırıp onlara göre bir eğitim sistemi mi belirlense acaba! Dur bu sistem üzerine biraz düşüneyim...   Videoda ki öğrencinin kimsenin yapamayacağı bir şeyi yapabilme cesaretini göstermesini tebrik ederim. Bu cesaretini daha faydalı işlerde kullanırsa kendisine daha fazla yakışan davranışı sergilemiş olur. Bir cahillik yaptı diye onu yerin dibine sokulmasını da doğru bulmuyorum. Birkaç sene sonra bu yaptığından zaten kendisi de utanacak. Belki şu an yerin dibine girmiş vaziyette geziyordur. Çokta üstüne gitmeyin. 

Öğretmen davranışı da çok hoş ve olgun. Günümüzün gençlerini kaybetmemek için onlarla konuşacağımız ortak bir dil geliştirmemiz gerek.  Onlar özgür ruhlu gençler. Bizim nesil gibi olmayacaklar, olmamalı da. Bizim gibi olsa yerimizde saydığımız anlamına gelirdi.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı Bekliyorum