Görev Beni Çağırıyor... Seni de...

21 Kasım 2010 Pazar

Likya Yolundan Önce ve Sonra...


Karadeniz'i iki kişi olarak tanımlamam gerekirse
1-Likya Yolu yürüyüşünden önce ki Karadeniz
2-Likya Yolu yürüyüşünden sonra ki Karadeniz
olarak ikiye ayırabilirim. Yürüyüşten önce Karadeniz'le birbirimize neredeyse her gün güzel yazı, şiir, fotoğraf gönderip, gönderdiklerimize karşılık düşüncelerimizi yazıyor, cevap gelmediğinde birbirimizi merak ediyorken, yürüyüş sonrasında her fırsatta her konu hakkında birbirimizi yerden yere vurmaya başlamıştık. Karadeniz'in bana karşı mesafeli davranmaya çalıştığını ve aramızda ki farkları farkedip bana farkettirme çabalarını hissediyordum. Farkı farkettirme çabaları duygusal olarak acı çekmeme neden oluyor, ona karşı daha fazla agrasif ve sert davranmama neden oluyordu.
Karadeniz'in Fethiye'ye giderken nikahlı olduğunu  öğrenmem ile boşandığını söylemesi arasında geçen 2 aylık zaman zarfında aşağıda ki şiir hakkında Karadeniz ile aramızda yaşanan diyaloğu aynen yayınlıyorum.

AŞKTA ÇEVREYE UYAR

Sevgilim aşk da çevreye uyar,
Susuzluk kaktüsü dikenle kaplar.

Bak bazı kadınlar kaçmaz çorapların
Uzun bacakları olmuşlar.

Ve bazı giysiler içinde çalımla
Merdivenden iniyor adamlar.

Çocukların gül dudağında
Zift gibi yapışkan kara sakızlar.

Öyle yalnızız ki bu panayırda
Sevgimiz durmadan bir taşı ovar.

Sevgilim aşk da uyar çevreye
Ve kendine parlak bir yalan arar.

Metin Altıok

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Haccecan :
Bazıları zamana uyar.Bazıları zamanı kendine uydurur.Bazıları ise zamanın varlığını bile duyumsamaz...
Aşkta ise zaman olmaz.Aşk zamandan daha üsttedir. Zaman sadece aşkı besler. (Sözüm gerçek aşklara.) Güzel şiir...

Karadeniz :
Haccecan sen bu şiiri okuduğuna eminmisin aşk çevreye uyar diyor sen zaman diyorsun. İyi misin? Dağ havası iyi gelmedi galiba :((((

Haccecan:
Hayır iyi değilim.Yorumu yaparken yaptığım bu büyük salaklığı görmezden gelebileceğini umut ediyorum.
Bu yorumu yapma sebebim olarak dağ havasını sebep olarak nasıl gösterebiliyorsun? Dağ havasının böyle yanlışlara sebep olduğuna emin misin?

Karadeniz :
Dağların neye sebeb olacağını kim bilebilir? Herkesin üzerinde etkisi farklı farklıdır. Kimini taşı toprağı çeker. Kimi taşı yuvarlansa ürker. :D

Haccecan:
Dağların neye sebep olamayacağını bilemeyen Karadeniz... "Aşkta çevreye uyar" şiirinin bende sebep olduğu duyguları nereden biliyor da yorumuma laf edebiliyor acaba?
Takdir etme konusunda son derece fakir olan Karadeniz, yerin dibine sokma konusunda çok bonkör davranıyor.
Kimseden takdir beklememeyi söyleyen arkadaşım, kimseden yerin dibine sokulmayı beklememeyi de söyleyebilmeli ve bu konuda takdir etme konusunda fakir davrandığı gibi de çok fakir olmaya başlamalı bence. Takdir ile yerin dibine sokma arasında bir denge olmazsa yakında dengeler bozulabilir haberin olsun.
Dağa çıkabilecek başka cesaretlileri karşıma çıkardıktan sonra yuvarlanan taştan ürkenlere karşı söylenen sözlere cevap vereceğim. Şimdilik bu konuda cevabım saklı kalsın.

Karadeniz:
Dağ'a çıkmak cesaret istemez. Sadece asılsız korkuların silinmesi yeter de artar bile. :)))

Haccecan:
Asılsız korkuların silinmesi konusundada kimseden birşey beklemiyorum. Hele iğneli laflara hiç ihtiyacım yok!! :))))))

Karadeniz:
Var demedim ancak yokmuş gibi davranılmıyor. Acaba neden dir ?

Haccecan:
Nedenini gerçekleştirecek ortam olmadığına göre boşuna gaz vermek nedendir?

Karadeniz:
Bazen aynı dili kullandığımızdan fena halde şüphe duymuyor değilim..:{

Haccecan: 
Aynı şüphe bendede var :(((

1 yorum:

Yorumlarınızı Bekliyorum