Görev Beni Çağırıyor... Seni de...

20 Kasım 2010 Cumartesi

Sevda Masalları

[sevda+masalı.jpg]

Sevda masalları eskilerde kalmış artık. Zaman, poşet aşklar zamanı. Yalan sevişmelerin sahte öpüşmelerin zamanı. Aşk sözcükleri anlamanı yitirmiş artık. Her önüne gelene can denmeye başlanmış, yar denmiş her yüze gülene. Oysa can olmak basit midir bu kadar. Sevgili olmak yar olmak kolay mıdır? Utangaçlığın yerini pişkinlik almış, gerçek yüzlere maskeler takılmış gerçek yüzler saklanmış artık. Aşk oyunları park köşelerine düşmüş, her önüne gelenle oynanır olmuş.

Bitmiş arkadaşlar, aşk bitmiş bu devirde. Zaman poşet aşklar zamanı şimdi. Şimdi her şey çok basit tanışmalar, kaynaşmalar, dokunuşlar ve öpüşler hepsi için dört gün yeter olmuş. Birinci gün tanışırsın, ikinci gün canım dersin, üçüncü gün el ele dolaşırsın ve dördüncü günde bir park köşesinde teslim edersin dokunuşlarını, öpüşmelerini.

Şimdi her şeyin hiçe sayıldığı zaman öpüşmek basit park köşelerinde, seviyorum demek basit, el ele yürümek yalandan sevgi sözcükleri söylemek basit, aşk oyunları oynamak olağan olmuş artık. Can dilden dile düşmüş, sevgili sözlük anlamını yitirmiş. Bir bedene bir yüreğe üç kişi girebilir olmuş artık. Yanında başkası, kalbinde başkası, aklında başkası olabilirmiş. Bir zamanlar suç sayılırken sevdiğinden başkasına bakmak, şimdilerde serbest olmuş. Birini severken başka biri ile tanışmak gezip dolaşmak normalmiş artık.

Tek sevgi yetmezmiş. Ölmüş arkadaşlar artık aşk ölmüş. Sevdalar yok olmuş.

Olmaz olsun o zaman sevda masalları. Biz aşkı böyle öğrenmedik. Sevdim dedin mi kalpten çıkar bizde o sözcük dilde değil. Can dedik mi birine canımıza kattığımız içindir. Değerlisin dedik mi yalan değil yürekten söyleriz ve bir ömür değerli biliriz. Düşürmeyiz sevdiğimiz dilden dile. Yaralansak ta sevdiğimizin sözleri ile bir zamanlar sevdiğimiz olduğu için nefret etmeyiz bir anda silip atmayız arkasından konuşmayız. Af etmeyi de biliriz, af dilemeyi de. Ölümse seve seve biz kurban oluruz sevdiğimize. Her şeyimiz yapar ömrümüzle bir koyarız.

Biz sevdiğimizin bedenini değil ruhunu isteriz ilk önce. Bir öpücük niyetine değil, sevdaların bir emaneti bilip bir yastıkta ömür geçirmek için severiz.

Basit değildir öpüşmek koklaşmak aşk oyunu oynamak, kaldırmaz bizim yüreğimiz yalan sevişmeleri, değerlidir o özel anlar herkesle yaşanmayacak kadarda özeldir gözümüzde. Biz de sahte duygulara yer yok, seviyorsak sonuna kadar gideriz sevmiyorsak ta üzmeden çeker gideriz. Düşünürüz karşımızdakinin yüreğini. Biz adam gibi severiz sevdik mi. Elma yanaklım kiraz dudaklım hurma gözlüm üç kilosu bir liralık aşklardan değil bizimkisi. Poşet aşklar bize göre değil.

Biz sevdiğimize ömrüm deriz…Bir ömür severiz.

Çekip gitse de ihanet etse de atamayız içimizden bir kere girdimi o yüreğe anca azrail söküp alabilir onu kalbimizden. Biz unutmak için sevmeyiz. Biz sevdayı böyle bildik biz aşkı böyle öğrendik. Şimdi kim kızarsa kızsın bana, kim ne düşünürse düşünsün ardımdan, utanmıyorum kimseden başım dik alnım açık. Ben adam gibi sevdim, ölümüne sevdim. Utanmıyorum, aldırmıyorum, hor görülmeyi. Ben sevdaya ihanet etmedim, poşet aşklara kurban etmedim yüreğimi kuytu köşelerde...

Yüreksizlerin olsun poşet aşklar, yalancı sevişmeler onlarda kalsın. Bundan sonrada esiri olmak istemiyorum yalan sevişmelerin varsın boş kalsın yüreğim, bir zamanlar sevdim der avuturum kendimi hatıralarla.

Yalnızlıktan ölmekte olsa sonu kirletmem yüreğimi.
 
 
Likya Yolu yürüşünden önce Karadeniz'in bana mail olarak gönderdiği "Sevda Masalları" adlı yukarıda ki yazısına cevaben bende bu yazıyı yazarak mail atıp göndermiştim. 

2 yorum:

  1. Haklısın kaldı mı böyle sevdalar,şimdi artık senin değiminle poşet aşklar..:))

    YanıtlaSil
  2. haccecan ne çok özlemişim okumayı..en son bu yazında kalmıştım gece gece duygulandırdın beni..
    aynı düşüncelere sahip,aynı hissiyata sahip olupta böyle sessiz fırtınalarda boğuşan iki insan var bu yazılarda..

    aşk o kadar kaygı ve korku barındıran bir his ki kavuşmuş olmak,badireleri atlamış olmak,sınanmış olmak dahi bu kaygı ve korkuları bertaraf edemiyor..
    bunu anlatmak çok güç..
    bir gün ne demek istediğimi anlayacağını umuyorum..

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı Bekliyorum